5 Ağustos 2016 Cuma

İki Sanatçı 21 Yıllık Bir İlişkiyi Bitirirse...

Selam Ordaki,

Eskiden...
Birkaç yıl önce...

Bu bloğun kıyısında köşesinde sadece düşünce yazıları bulunmazdı. Fakat yaşadığımız ülke tam anlamıyla bir "Son Dakika!" ülkesine dönüşünce çok okur, çok düşünür, düşündüğünü de biraz yazar oldum. Takip edenler biliyor.

Kendimi kırılgan hissettiğim günlerden birinde, beni derinden sarsan bir 'ayrılık hikayesi'ni öğrenince, paylaşmadan edemedim.

Uzunca bir süre sonra düşünce dışında bir şey paylaşmak istiyorum sizinle...

Bir 'aşk' hikayesi değil fakat bu.
Bu bir 'ayrılık' hikayesi...




Yaşadığımız çağın belki bir Leyla ile Mecnun'u değil ama; mutlaka ona benzer bir şey! Marina Abromovic adlı Sırp beden sanatçısı ile Ulay* adlı Alman beden sanatçısının aşkı ve ayrılığı bu...

***

İki sanatçı, 21 yıl süren birliktelikleri boyunca beraber yaşadılar. Pek çok insanın bir yıl, bilemediniz bir buçuk yıl sonra 'işkence' olarak görmeye başladıkları aşkı, hiç söndürmeden 21 yıl boyunca yüreklerinde tertemiz taşıdılar...

Yetmedi!
21 yıl boyunca işlerini aşklarına kattılar, beraber sanat yaptılar. Sanat tarihine KOCAMAN HARFLERLE geçecek işler ortaya koyarak üstelik.


Ve 21 yıl sonra...
Yıllarca yapmak istedikleri iş için izin alabildiler sonunda! 6000 km uzunluğundaki Çin Seddi'nin iki ucundan yürümeye başlayacaklar ve ortada birbirlerine tekrar kavuşacaklardı.

Fakat Ulay, tam o günlerde Marina'yı bir başkasıyla aldattı.

Diğer bir deyişle, Marina olmayan biriyle kendi vücudunu paylaşabildi.
Ve kadın, hamile kaldı.



Bunun üzerine ayrılık kararı verdiler. Ama yine de bu işi yapacaklardı! Bu iş, birbirlerini son görüşleri olacaktı. Ömürlerini ve beraber geçirdikleri 21 yılı simgelercesine Çin Seddi'nin iki ucundan ayrı ayrı yürümeye başlayacak, Çin Seddi'nin ortasında nihayet birbirlerine kavuşacak, sarılacak ve sonra ayrılıp yollarına devam edeceklerdi.

Ulay ve Marina Çin Seddi'nde kavuşuyor...

Kavuşana kadar yönleri birbirlerine dönüktü. Bir kez kavuştuktan sonra ise yönleri ayrı düşmüştü artık.

Yani...
"Ayrılık!"

***

Ayrı düşüşlerinden 20 yıl sonra, 2010 yılında, Marina Abramovic New York'ta tarihe geçecek bir işe imza attı. Performans sanatının tarihin tozlu sayfalarına karışmadığını gösterircesine, Modern Sanatlar Müzesi'nde bir sergi açtı ve sergi hınca hınç dolu kalabalıklar içinde 90 gün sürdü. Müzenin önünde kamp kuranlar bile oldu.



Sergide en dikkat çekici performans, kuşkusuz ki Marina'nınki oldu...
Marina, bir odada ziyaretçileri ile 1 dakika boyunca ''sessizliği'' paylaşıyordu.

Ve odaya, bir ziyaretçi girdi...

20 yıl önce ev sahibi olan bir 'ziyaretçi'...

İşte o görüntüler:






Görüntüleri izledikten sonra bana pek söz hakkı kalmayacak.

Bir Marina'nın gözleri var artık...

Bir de Sabahattin Ali'nin şu sözleri:
"Kendisinden daha dün ayrılmış gibi taze bir hasret duydum."*




Bendeniz Üçüncü Şahıs,
Bazen bazı şeyler devam etmiyor...

(Merak edenler için: Ulay, Marina'yı aldattığı kişiyle hayatını birleştirmişti zaten. Marina ile yıllar sonra 1 dakika sessizliği paylaştılar. Çığlık çığlığa bir sessizliği...

Ve yollarına devam ettiler...

Çin Seddi'nde başladıkları ayrı yönlerdeki yollarına...)




(Twitter'dan beni takip edebilirsiniz: Üçüncü Şahıs)







---
*Ulay, tam adıyla,
Frank Uwe Laysiepen*Alıntı, Kürk Mantolu Madonna'dan...

















13 yorum:

  1. Ağlattın üçüncü. birileri hep ulay, birileri hep marina

    YanıtlaSil
  2. Gereksiz ve çok saçma bir yazı. Yazmayı ne zaman bırakacaksın çok merak ediyorum. Zaten 4-5 kişi seni takip ediyoruz.Gider bu yazıları okuduğumuz zaman içinde birkaç kitap okuruz. Hem ufkumuz genişler hem de vaktimizi değerlendiririz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eleştirin için teşekkür ederim. Fakat yazmayı bırakmayı düşünmüyorum.
      Bloğu açtığım günden bu yana içerik ve biçemin nasıl değiştiğini okuyanlar bilir. Yazmak, kendimi geliştirmem için birincil atılım kaynağım. Eğer gerçekten bir takipçi isen, değişim ve gelişim gün gibi ortada. :)

      Neyse ki blog istatistikleri 4-5 kişiyi göstermiyor ve başka bir motivasyon kaynağım daha oluyor böylece... Hele ki bu yazı için. :)

      Burası bir internet güncesi. Bir nevi benim kişisel not defterim, kendime notlar düşüyorum...
      Kitaplarla kıyas kabul etmeyecek bir düzlem.
      Eğer yapabiliyorsan, tüm vaktini kitaplara ayırmanı ben de desteklerim zaten. Ama insan hayatı bunun için engellerle dolu...
      İş var, okul var, Ulay gibi başka bedenlerle meşgul olanlarımız, Marina gibi geride kalanlarımız var.

      Esenlikle...


      Sil
    2. Kimseyi dinleme lütfen! Ben de seni yıllardır takip ediyorum ama yukardaki kişiyle aynı görüşte değilim. Belli bir çizgide ilerleyeceksin diye birşey yok, bu yazın değişik ve güzel olmuş bana göre. Izlerken gözyaşlarımı tutamadım... ve eklemek istiyorum yukardaki kişi neden bu kadar kaba?! Beğenmiyorsa takip etmek zorunda değil, kimse kafasına silah doğrultup bunları okumuyor. Ben ve benim gibiler seninleyiz, özgünlüğünü bozma :)

      Sil
    3. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
  3. Merhaba üçüncü...
    Seni sanırım 5 yıldır takip ediyorum ve bu sana ilk kez yazışım. İlk kez iletişim kurmaya çalışışım.
    Zaman zaman sana katılıyorum zaman zaman düşüncelerime tamamen ters buluyorum ancak sana görüş açımı genişlettiğin ve siyasete ilgim olduğunu fark ettirdiğin için teşekkür etmek istiyorum. Şu an geleceğimi ilgi alanıma göre yönlendiriyorum ve bende farkındalık yarattığın için minettarım sana.
    Fakat şu yazdıklarınla bu küçük notu gözlerim dolu dolu yazmamın sorumlusu da sensin. İçimi söktün, çıkardın. Teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  4. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  5. Evlat nerdesin, fetöden mi aldılar, bıraktın mı, küstün mü, tükendin mi?

    YanıtlaSil
  6. Aylardır bekliyoruz nerelerdesiniz ? Saygılarımla..

    YanıtlaSil
  7. Neredesiniz? Artık yazmayacak mısınız?

    YanıtlaSil

Bu gadget'ta bir hata oluştu

E-posta ile takip et