16 Aralık 2015 Çarşamba

Dünya Gibi Bir Memleket

Selam Ordaki!

İnsanın, baktığı zaman, kendisi dışındaki her şeyi görebilmesi ne ilginçtir. Yaradılışımız, adeta kendimiz dışındaki her şeyi fark edebilme yeteneği ile bezeliyken; fark etmek, koca bir yanılgı gibi duruyor.

Farkındalığın doğasındaki küçük espri budur.

Osmanlı zamanında İzmir'den alınıp Berlin'e götürülen Bergama Sunağı

Ben, olan-bitene buradan baktığımda daha elle tutulur halde buluyorum her şeyi.
Buradan baktığımda, zamanında santim santim biçilip İzmir’den Berlin’e taşınan koca Bergama sunakları da anlam kazanıyor, biçilip taşınmasa bile çoktan gündemlerimizden kovduğumuz onca yapı ve anlatı da.

Kendimizin farkında olmadığımız için, kolumuzu, bacağımızı vermenin bir örneğidir bu.
Hitit’ten Cumhuriyet’e kadar dopdolu bir kültürden meydana gelmiş vücudun canlı organ naklinden bahsediyoruz.  


Bunun başka bir açıklaması olamaz.


İki deniz aşırı Roma’da dedikodusu yapılan antik Anadolu’nun Ana Tanrıçası Kibele’nin, Roma İmparatorluğu’nu korusun diye milattan önce ta oralardan gelinip, sökülüp Roma’ya götürülmesinin bir nedeni budur: Roma, kendisi olmayanın farkındadır.


Aynı Kibele, doğudan gelen İskitli Anacharsis ile tapınmak için taşınacak, sonra batıda Yunan’ın Tanrılar Tanrısı Zeus’unu doğuran Rhea için Yunanlılara ilham kaynağı olacak, Efesliler onun yokluğunu hissettiği için kendilerine bir Artemis bile yaratacaklar.


Aradan yüzyıllar geçecek ve Batı’da parça parça anlam kazanan, yer edinen, yazılan ve çizilen Kibele, Cumhuriyet’in başlarında yeniden adı duyulsa bile, zamanla yine var olduğu topraklarda parça parça anlamsızlaşacak, bilgi çağındaki kuşaklar için bir bilgi olmaktan bile çıkacak… 

Bilinmeyecek. 
Her uygarlığın köklerinde izleri bulunacak ama kendi kökü, belediye amblemlerinden ve gündemlerden kazınacak:

Soldaki yenisi, sağdaki eskisi.
Eski Ankara amblemi, yani Kibele'yi de yaratan Anadolu uygarlığımız Hititler'in ''Hitit Güneşi'' olarak bilinen simge,
başkentimiz Ankara'nın belediye logosu olarak Türkiye Cumhuriyeti'nin tüm Anadolu uygarlıklarının mirasçısı ve emanetçisi olduğunu simgeliyordu.
"Türkiye Cumhuriyeti'nin temeli kültürdür." M. Kemal


Sadece insan yaratılarıyla sınırlı kalsa yine iyi…

Bey armudu” dalından koparıldığı topraklardan denizaşırı memleketlere gidecek, oralarda dil sürçecek “bergamotta” diye söylenecek ve dalından koparıldığı memleketine poşetlenip geri gönderildiğinde ise “bergamot” bile olacak. Babaannelerin reçel çağında şekere karışan ahudududan “ahududu reçelleri” yapılacak; ama pasta çağındaki bizler “frambuaz” halini bileceğiz.


Bugün kafe ve restoranlarda ahududulu tatlı istediğinizde yüzünüze şaşkın şaşkın bakıyorlar...



Bu çağda, kültürü ve uygarlığı her yerde arayıp bulamayışımız bu yüzdendir. Belki dünyaları gezeceğiz, göreceğiz, bileceğiz; ama kültürü ve uygarlığı bir türlü bulamayacağız.
Dünya gibi bir memlekette yaşayanlar olarak kendimizin farkında olmayışımız, kaçınılmaz olarak bizi bu yoksulluğa itecek.

İzmir’in sunakları Berlin’de, Kıbrıs’ın bey armutları İtalya’da benimsenecek, değer görecek ve özleştirilecek… 


Yalnız ve yalnız kendi topraklarında başkalaşacak, değersizleşecek ve unutulacaklar.


Ta ki...
Güneşin, baktığımız yerden değil de olduğumuz yerden doğduğunu fark edene kadar!



Bendeniz Üçüncü Şahıs.
Devam edecek...


DİPÇE:
Bu yazıyı bana hazırlatacak öngörü ve altyapıyı eserlerinde sağlayan dünyaca ünlü yazarımız Halikarnas Balıkçısı'nı saygı ve rahmetle anıyorum...


Yazı, 14 Aralık 2015 tarihli Ulus Gazetesi'nde, bana ayrılan köşede yayımlanan ''Dünya Gibi Bir Memleket'' adlı yazının blog için güncellenmiş halidir.

Mustafa Kemal ve düşün arkadaşlarının Kurtuluş Savaşı'na ses olsun diye çıkarttıkları gazete, bugün Ulus Gazetesi adıyla haftalık olarak yayımlanmaktadır.

Bir süre daha bu gazetede yazılarım yayımlanacak gibi duruyor...
Ankara'da yaşayan değerli okuyucular, gazeteyi haftalık olarak edinebilirler.

Dileğimiz, bu gazetenin, bütün dünya ve yurt dostu yurttaşlarımıza ulaşabilecek niteliğe bürünüp ''bölgesel'' olmaktan çıkıp yeniden ''ulusal'' nitelikte bir gazete olmasıdır.

Umarız, aydınlığa, geleceğe, birlikteliğe ve dostluğa ses oluruz!

Sevgi ve saygılarımla...

Bağlantı: http://ulusgazetesi.com.tr/



 


 


4 yorum:

  1. Özlemişiz üstad...

    YanıtlaSil
  2. kesinlikle beğendiğim bir hitap şekliniz var.

    YanıtlaSil
  3. Sonunda geri döndünnnnnnn, yolunu gözlüyordum baya bir zamandır :*

    YanıtlaSil

Bu gadget'ta bir hata oluştu

E-posta ile takip et