8 Temmuz 2011 Cuma

Atatürk neden ve nasıl öldü(rüldü)?


Hey sen,
Kısa bir yazı olması için uğraşacağım, ancak konular fazlasıyla geniş olduğu için uzun sürecek, sabırla okumanı rica ediyorum. Kaybetmeyeceksin çünkü.

Temel konuya geçmeden önce bilmen gereken şeyler var dostum. Eminim şu an bu yazıyı okuyanlar arasından masonun, siyonizmin, sabetayizmin ne olduğunu bilen birçok kişi var, ama ben yine de bilmeyen pıtırcıklar için bunları kısaca açacağım.

Mason olmak çok zor değildir. İstiklal Caddesi'nde takım elbise giyip, mason simgeleri takarak, gizemli bir şekilde yürürsen, küfür yerine ''saygın'' laflar sokmayı becerebilirsen ilk adımları atarsın. Cebinde azıcık paran varsa, her cümlende gereksiz saygı ibaresi varsa, oturma-kalkma, kravat adabı falanı da senin için süper önemli şeyler yaparsan, sana tebrik çakarım; mason miniği olmuş olursun.

Şaka bir yana, 1717 yılında Batı Avrupa'da temel şeklini almış olan masonluk, tüm dünyaya buradan yayılmıştır. Bugün masonlar Dünya'nın dört bir yanındadır. Girmedikleri yer yoktur. Suudi Arabistan'dan Rusya'ya kadar her yerde mason locaları mevcuttur. İç çamaşırı çekmeceni açsan oradan bile çıkma ihtimalleri yüksektir. Bunlar kanser hücresi gibi sinsidir. Girdikleri yerde haince çoğalıp, girdikleri yeri çürütüp güçlenirler. Özel amblemleri, ritüelleri vardır. 
Masonlar aralarına herkesi almazlar. Zenginleri, yükselme potansiyeli olan kişileri, üst sınıf bürokrat ve askerleri, herkesçe tanınmış sanatçıları içlerine alırlar. ''Sırlar'' dedikleri felsefelerini bu şekilde telkin ederler. Bunu da 33 dereceli bir sistem içinde yaparlar.

Bu sistemi açmaya gerek görmüyorum, kalfa-çırak-usta sistemi gibi düşünebilirsin.

Masonlar fakirleri, bilgili ama diplomasız kişileri, mesleğinde ne kadar başarılı ve dürüst olursa olsun mevki sahibi olmayanları, kadınları ve zencileri, Çinlileri, Hintlileri, kızılderilileri de aralarına almazlar! Yani hiç bir hamal mason, şoför mason yoktur! Kör mason, topal mason da yoktur!

Masonluğun özü hırstır. Bunlar yavru kurt oymağı değil, dünya çapında örgütlenmiş bir kurtlar tezgahıdır. İnsanın en zayıf yönü olan ''korku''yu kullanarak istediklerini elde ederler. Önlerine çıkanları ise YOK EDERLER. 

Amacınız ne deseniz, içerisinde şu kelimelerin muhakkak bulunduğu birkaç cümle kurarlar size: "kardeşlik, barış, sevgi, ayrımcılık yapmamak, bilim". Aydınlığın insanları, fiyt füyt! He oldu meleğim, ben seni bir arkadaşa benzetmişim, affedersin.

Bu terimleri kullanan bir insan evladı görüyorsanız, onun bokunda boncuk aramaktan çekinmeyin. Nasıl ki BDP'li cücükler ''Barış, dostluk lililili'' diye aval aval yırtınıyorlarsa, bunlar da o hesap. Arkalarında gizli oyunlar oynuyorlar.

Siyonizm, Filistin topraklarını becere becere bir İsrail devleti kurmayı amaçlayan siyasi harekettir. Namı diğer, Tevrat'ta geçen vadedilmiş topraklarda yani. Nitekim başarılı da olmuştur. Günümüzde şekil değiştirerek İsrail'i desteklemeyi amaçlar. 
1901 yılında  siyonizm hareketinin kahramanlarından iki kişi II.Abdülhamid'in huzuruna çıktı. Ve şu teklifi sundular: 
''Yahudiler Osmanlı Devleti’nin bütün borçlarını ödeyecek, Osmanlı Devleti’ne büyük yardımda bulunacaklardı. Sultan İkinci Abdülhamîd Han’ın siyâsetini Avrupa’da destekleyecekler, Osmanlı Devleti’nde inşâ edilecek savaş üslerinin parasını ödeyecekler, sultan İkinci Abdülhamîd Han’a şahsı için büyük servet vereceklerdi. Ayrıca Filistin’de kurulacak büyük üniversitede Türk talebeleri de okuyacaktı.'' 

Sinirlenen padişah da aynen şu cevabı vermiştir: ''Dünyânın bütün devletleri ayağıma gelse ve bütün hazînelerini kucağıma dökseler, size siyonistlik adına bir karış yer vermem. Ecdadımızın ve milletimizin kanıyla elde edilen bir vatan para ile satılamaz. Derhâl burayı terk edin!'' 

Ancak Yahudi devleti için Hicaz'ın alınması şarttır. Bunun üzerine siyonistler ve emperyalistler Osmanlı'yı parçalamak için dünya siyasetine ve tarihine yön vermeye başladılar. Abdülhamid'e suikast girişimleri başarısız oldu, meclise giren yahudilerinde etkisiyle padişah tahttan en sonunda indirildi. Geriye tek bir şey kalmıştı ordaki: bir sebep.

Dünyanın şah damarına iğne batırmış olan 1. ve 2. Dünya Savaşları neden yaşandı dersiniz?

Dünya tarihindeki bu iki dünya savaşı da 20 yıl aralıklarla oldu. Birincisi 1918'de bitti, 1939'da öbürü başladı. İyi de güzelim coğrafi keşifler başlayalı zaten tee yüzyıllar oldu. Neden bu bloklaşma, 20. yüzyılın ilk yarısında bu kadar şiddetli yaşandı ve iki dünya savaşı da peşpeşe 20 yıl aralıklarla oldu?

Cevap: İsrail'im benim! Biricik sevgilim!
1.Dünya Savaşı'nda Osmanlı'yı yıkıp Hicaz'ı aldılar, 2.Dünya Savaşı'nın sonucunda Hitler'in tüm kırımlarına rağmen Yahudi devleti İsrail doğdu! 

Beyninin 3'te 1'ini kullanan bir insan bile bu işte bir bit yeniği olduğunu anlar. Geçmiş böyle entrikalı olsun, sen o kadar kırıma uğra ve savaş biter bitmez bir devlet kurabil? Oldu canım, selam söylersin.
Eğer bu siyonizm olmasaydı, başımızdaki siyonist abiler ablalar olmayacak, Sevr'ler Lozan'lar Mondros'lar coğrafya üzerinde yalnızca bir yer olarak önemli olacak, hatta belki de biz Osmanlı olarak kalacaktık, Atatürk cumhuriyeti kuramayacaktı, çünkü ona sebep olacak bir durum olmayacaktı. Zira düşman Anadolu'ya girdiğinde anca örgütlendi Türk halkı, o da hilafet kurtulsun, saltanat kurtulsun umuduyla. Yani yumurta ağıza dayanmadan biz kıçımızı kıpırdatmıyoruz, yalansa yalan de sevgili ordaki.

Gördün mü şimdi burada anlatılanların, siyonizmin, hayatında ve tarihinde ne kadar etkili olduğunu?
Bir Türk yarış atının (ayni öğrencisinin) 20.YY'a dair öğrendiği tüm tarih müfredatı kıç kadar nüfusuyla dünyayı yönetecek olan İsrail sebebi ile oluştu.  


Gelelim sabetaycılara. 1666 yılında Sabetay Sevi adında bir yahudi ortaya çıkıyor, mesihin geleceğini söylüyor ve aynı yılda kendini mesih ilan ediyor. (Einstein'ın genleri olsa gerek bu herifte) Bu olay İzmir'de yaşandığı için İzmir kadısı bunu sürüyor, bu adam gez babam geziyor, sonunda Selanik'e varıyor. İspanya'dan kaçan yahudiler Osmanlı tarafından buraya yerleştirilmişti zaten. Neyse efenim, bu adam ordaki yahudileri kendisine inandırıyor ve devlet kurmaya teşebbüsten idam cezasına çarptırılıyor. Padişah buna son bir şans veriyor, Müslüman olursan affedileceksin, diyor. Bu adam da Müslüman oluyor. 



Yahudiler o kadar da aptal değil ''Ne oldu, oyuncak bozuldu?'' demezler mi adama? Diyorlar. Adam da ''Ehehe sevgili pıtırcıklar, mesihlik gereği fedakarlık yaptım, sizde fedakarlık yapmalısınız'' diyor. Hepsi müslümanlığa geçiyorlar ve günümüze kadar uzanan Müslüman görünümlü Yahudi soyu ortaya çıkıyor.

İşte Atatürk hakkında ortaya sürülen iddialardan biri de bu. Atatürk sabetayistmiş. Masonmuş. Eşcinselmiş. Alkolikmiş. Vay anasını ya Atatürk'ün ne kadar renkli bir hayatı varmış. Boş zamanlarında da hobi olarak memleketi kurtarıyordu herhalde. Kuru ekmek bile bulamayan askerleri peşine takıp evcilik mi oynadı bu adam? 

Neden sabetaycı dediklerine gelelim, Zübeyde Hanım bildiğiniz üzere Hacı Sofi ailesindendir ve koyu dindardır. Bu yüzden Mahalle Mektebi'ne yazdırır oğlunu. Fakat Ali Rıza Efendi oğlunu o okuldan alıp, çağdaş eğitim veren Şemsi Efendi okuluna göndermek ister ve öyle de yapar.

Şemsi Efendi'nin adı Şemsi Zwi(Sevi) olup, Sabetay Sevi'nin torunlarındandır. Netekim Şemsi Efendi Mektebi de sabetaycı ailelerin çocuklarını gönderdiği bir okuldur. (Ilgaz Zorlu da doğrular bunları, kendisi Şemsi Efendi'nin soyundan gelen sabetayist bir yazardır.) 

Hazır olun.

Yıllar sonra Atatürk'ün 2,5 yıl evli kalacağı Latife Hanım da sabetayist Uşakızade ailesindendir.
Latife Hanım ve Şemsi Efendi okulu yüzünden Atatürk'ün sabetaycı olduğunu iddia eden canlar,

Sabetaycılık, Yahudilikte olduğu gibi anneden geçer. Ta tam! Oldu mu iddianız un ufak? 
Ama aklı selim olan insan şimdi de şu soruyu soğar: ''Hacı, ya Zübeyde Hanım sabetaycı ise?''
Değil dostum, eğer öyle olsaydı Kur'an-ı Kerim kaynaklı eğitim veren Mahalle Mektebi'ne gitsin diye kavga eder miydi kocasıya kadıncağız? Etmezdi. Atatürk müslüman görünümlü yahudi soyundan gelmemektedir, sabetaycı değildir. Stop.


Atatürk'e mason diyenlere gelelim. Sebeplerini size görsellerle göstereceğim. Göreceğiniz bu kişiler mason devrimci liderler, sırasıyla Marx, Lenin, Stalin...





Evet güzel ülkemin güzel insanları, sizin de dikkatinizi çeken bir el hareketi var değil mi? Bu mason olduklarını sembolize etmektedir işte. 

''Eee hacı? N'alaka Atatürk'le?''







Gördün mü alakayı?

Evet eveet.

İşte, Atatürk'e bu yüzden mason diyorlar. Fakat bilmedikleri bir şey var...

Bu duruş, aynı zamanda ''Bilge Kağan Duruşu''dur. Yani Türkleri temsil eder ve M.Kemal de Türkçü tabandan geldiği için bu duruşu sıklıkla kullanmıştır.
Bunu deyince diyorlar ki: ''Ya kasıtlı değil de, masonlar tarafından seçilen bir piyonsa? Ve tercih hakkı yoksa?''

De get. 

Hangi mantıklı insan adamını kaybetmek ister? Hiç kimse, değil mi? Madem mason devrim lideriydi bizim Ata'mız da, neden Libya'larda, Sakarya'larda, vatanın her karış toprağında en ön safta yer aldı?  Atatürk'ün BİZZAT katıldığı ya da yönettiği savaşlar:

Trablusgarp savaşı: 29 Eylül 1911
Balkan savaşları: 1912- 1913
Çanakkale savaşı: 18 Mart 1915
Arıburnu muharebeleri: 25 Nisan 1915
Anafartlar: 25 Ağustos 1915
Doğu cephesi: 3 Mart 1918
Suriye Filistin cephesi: 31 Ekim 1918
Birinci İnönü savaşı: 10 Ocak 1921
Sakarya savaşı: 20 Ekim 1921
Başkomutanlık meydan muharebesi: 4 Mart 1922

Neden Lenin ve diğerleri gibi olmadı da bu kadar savaşı kendi yönetti?
Cevap: Çünkü mason değildi. O gerçek bir vatanseverdi, gerçek bir kahramandı.

Bütün kavramları öğrendiğinize ve aklınızda oluşacak iddialara cevap bulduğunuza göre, GELELİM GERÇEK KONUYA...

Atatürk neden ve nasıl öldürüldü?

Ortaokul müfredatından da öğrendiğiniz gibi Atatürk İttihat ve Terakkiciler'e katılmış, daha sonra fikir ayrılıklarına düşmüş, büyük kavgalar yaşamış ve ayrılmıştır. Bu heriflerin çoğu masondur. Bana inanmıyorsanız Google amcanıza sorun ve Türkiye'nin en büyük mason locası olan ''Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Locası''nın sitesinden bakın. Daha o zamanlarda bile M.Kemal'e suikast girişiminde bulunmuştur bu herifler. Daha hiçbir şey iken. Bunlar o kadar kaynatasızdır.

M.Kemal'in cumhuriyet dönemindeki Meclis başkanı Kazım Özalp ve İçişleri bakanı ŞÜKRÜ KAYA da bu masonlardan birkaçıdır, bu isme dikkat. 
Yıl 1935;
Atatürk evvelden beri bildiği bu mason zırvalarını temizlemek için girişimlerde bulunmaya başlıyor. Yahudiler ile bağdaştırdığı ve merkezi yurt dışında olan bu herifler benim vatanımda bulunmamalı, gerek yoktur, o işlevi gören halk evlerimiz zaten var, diyor. (Bu sözlere de internetten ulaşabilirsiniz.) Ve meclise mason localarını kapatma talimatı veriyor. Mecliste epeyce mason bulunduğu için itirazlar ve tartışmalar başlıyor. Başta Şükrü KAYA olmak üzere sonuna kadar diretiyorlar.

Bu tartışmalar sürüp giderken, karar çıkmazken; 10 Ekim 1935'te mason locaları ''kendi kendilerini'' kapatıyorlar. Tüm mal varlıklarını da halk evlerine bağışlıyorlar.

Zönk.

Noluyö len?
13 Ekim 1935'te ise TBMM'de kapatılması için yasa çıkıyor. Buradan bakabilirsiniz hatta.,
,
Zönk, seviye II.
Amaç ne?  

Yok işte vatansever mason kardeşlerimiz, ülkelerine canlarını bile feda ederlermiş, kendilerini niye feda etmesinlermiş, bu karışık durumdan canım dedikleri vatanları için fedakarlık etmişler, her şeyi Atatürk'ün dediği halk evlerine bağışlamışlar. (kaynak: masonlar.org)

Harbiden mi ya? Nihat Doğan'ı bile aşmışsınız siz. Ananız sizi Nihat mı doğurdu, üzerine bu kadar birikim yaptınız?

Sanırım bu da bir kanıttır. Mecliste o zamanlarda masonların olduğunun ve kapanacağını anladıkları an localara haber uçurup ''kendi kendilerini'' kapatmalarını sağlamışlardır. Buraya dikkat!

Peki ne fark etti? 3 gün önce kendilerini kapatmaları neyi değiştirir ki? 

Neyin havasındayım ben?

Söyleyeyim...

1948'de Mason locaları İsmet İNÖNÜ tarafından tekrar açılıyor! Hoşgeldiniz efenim!
Peki 1948'de ne oldu? Michael Sikkofield'dan edindiğim bilgiler doğrultusunda bunu da sizinle onların ağzından göstermek istiyorum:




"1948'de Masonluk yeniden faaliyete geçince, zamanında kanunla kapatılmadığı için, mahkeme kararı ile eski gayrı menkullerine yeniden kavuşabildi."
Masonlar mal varlıklarını yeniden almış, mahkeme kararıyla, zamanında kanunla kapatılmadığı ve ''kendi kendilerini'' kapattıkları için. Anlayın bu heriflerin ne denli entrikasever olduklarını ve neler yapıp planlayabileceklerini...

Mason localarını kapatma kararı çıkınca, bu haber yurtdışında yankı buluyor. Ve çenesini tutamayan Halkın Sesi-Laiki Foni gazetesinin 685 sayılı baskısında Ege'nin ve Balkanların kıdemli Komünist mübeşşiri, Varnalı Bulgar Yahudilerinden, 33 dereceli mason Avram Benaroyas yazısında '' Mefkuremizi (Masonluğuma anlamında) imha edici darbe vuranların akıbeti, feci şartlar altında ölümdür... Nihayet bir gün Kremlin kati kararını verdi. O'nun ölümü esrarengiz olacak ve kendine göre esrar arz edecekti. '' İşte Atatürk'e saldırı başlamış oldu.
Şu açıdan bakalım şimdi ordaki: Atatürk, Türk halkını nasıl örgütledi? Hilafeti, saltanatı kurtaracağız diye. (Sen benim Ata'ma iki yüzlü mü diyorsun, cambaz mı diyorsun, palyaço mu olmuş hööaaa!!! diye çıkışan ''Neyzen Tevfik'' felsefeli bağnaz kardeşim, provakasyon yapma da nesnel ol azıcık. Bilgi adamı ol. Devrim yanaktan fıstık almayla yapılmıyor.)

Michael Sikkofield'dan aldığım 2 resim arasındaki farkı bulun felsefesini size sormak istiyorum: 




Anladın mı canımcım?

Atatürk ne zaman köprüyü geçene kadar ayıya dayı demediyse, ne zaman masonların kuyruğuna bastıysa, o zaman, yani 3 sene sonra öldü(rüldü).
1936-37 yıllarında Atatürk'ün rahatsızlığı başladı. İlk başta siroz olmadığı biliniyor. Atatürk sıtma tedavisi gördü ve uygulanan civa tedavisi yüzünden hastalığı siroza döndü.(Referans: Ceyhan Mumcu)

Peki bu yanlış tedaviyi uygulayan ve civa tedavisinin böbrek rahatsızlığı olan kişilere de uygulanmaması gerektiğini bilen ve Atatürk'ün böbreklerinin sorunlu olduğunu bildiği halde uygulayan doktor kimdi?

Mim Kemal Öke.

Bu adam Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası'nın internet sitesindeki mason Türkler listesindedir. Yani bu herif masondur. Mason olmakla da kalmaz. Bu adam masonluktaki en yüksek rütbe olan ''üstad'' ünvanına da sahiptir. Türkiye'nin en kıdemli masonu yani. Ve bu adam Atatürk'ün samimi dostu ve 1911'de Libya'daki cephe arkadaşıdır. Yani Atatürk'ün güvenini kullanmış bu şerefsizler.
Daha sonra Celal Bayar'ın ısrarlarıyla dünyada ün sanmış dahiliye uzmanı Fransız doktor Noel Fissenger Türkiye'ye getirilir. Tedaviyi o yürütmeye başlar.
Atatürk'ün ölüm raporunda ''Alkole bağlı siroz'' yazılmıştır, hepimiz böyle biliriz. O rapor, Atatürk'e getirilen doktor Noel Fissenger tarafından onaylanmamasına rağmen bu böyle bilinir. Ancak bu böyle değil dostlar. Kanıtı Noel Fissenger'in kendi raporunda:

Rapor 08 Eylül 1938 tarihli;
Dr. Nihat Reşat Belger, Prof. Dr. Neşet Ömer İrdelp ve Prof. Dr. Fiessinger tarafından düzenlenmiştir. (Referans:
(C.A., Kutu: 161-3, Dosya: 79-2) ve Kaynakçalı Atatürk Günlüğü)

Günümüzden Prof. Dr. Kocatürk, raporda iki cümleye dikkat çeker ve bir tıp adamı olarak bunların yorumunu yapar.
Raporda ön plana çıkarılan cümleler:
"... Bu vakada 'Laennec' tipinde bir skleröz hepatit söz konusu olamaz. Fakat söz konusu olan 'Hanot ve Gilbert' tipinde bir hipertrofi şeklidir."

Prof. Dr. Fiessinger söz konusu rapora ayrıca şu notu koymuştur:
''Teşhis, Mart ayında formüle edilen teşhistir: Hepatite Sclereuse hypertrophique, type Hanot et Gilbert."

Neymiş?

Laennec tipinde skleröz hepatit değilmiş.

Yani?

Tıp dilinde 'Laennec tipi skleröz hepatit' alkole bağlı siroz demektir; yani Ata'mız ALKOLE BAĞLI SİROZDAN ÖLMEMİŞTİR.

Atatürk'ün ölümünden 3 gün önce tuttuğu özel raporda kaydettiği cümleler, Atatürk'ün karaciğerinin küçülmediğini, Mart'taki büyüklüğünü koruduğu yönündedir.
(Referans: Prof. Dr. Utkan Kocatürk)

Alkole bağlı sirozda karaciğer küçülür, hacim kaybeder. Yani Atatürk'ün ALKOLE BAĞLI SİROZDAN ÖLMEDİĞİNİN ikinci kanıtı da göz bebeklerinize saygıyla selam veriyor ordaki.
(Referans: Prof. Dr. Utkan Kocatürk)

10 Kasım 1998'de bir televizyon kanalında konuşan Prof. Dr. Utkan Kocatürk, Atatürk'ün kesinlikle alkole bağlı sirozdan ölmediğini zaten kendisi de açıklamıştı. Ayrıca düzenli olarak yemeklerden sonra yenen meyvelerin de bu hastalığa yol açtığı belirtiliyor. Vatan şairimiz Mehmet Akif Ersoy'un da vefat nedeni olarak aynı hastalık gösterilmişti. Oysa Mehmet Akif Ersoy ağzına bir damla bile içki koymamış bir insandı.
 

Atatürk'e otopsi veya biopsi yapılmadığı için neden öldüğünü söylemek yanlış olur. Ama alkole bağlı sirozdan ölmediği kesindir. Ve siroz olmasının nedeni de şüphesiz Mason Üstadı Mim Kemal Öke'nin aşırı kinin yüklemesidir.
Otopsisine gerek olmadığı OY BİRLİĞİ ile doktorlarca karar verilir. ,
Ve yabancı doktorların görüşü ile benim görüşüm uyuşmaktadır, büyük karaciğer iflasına bağlı komadan ölmüştür vs. denir. 
Otopsisine GEREK DUYULMAMIŞTIR. 
Hükümeti temsilen Sağlık Bakanı Dr. Hulusi Alataş bulunmaktadır o anda.

Acaba neden gerek duyulmadı? :) (Referans: (C.A., Kutu: 161-3, Dosya: 79-2) ve Kaynakçalı Atatürk Günlüğü)



PEKİİİİİİ... Neden alkole bağlı siroz dendi?
Cevap çok basit, Atatürk'ten soğutmak için. Bugün en koyu Atatürkçü bile böyle bilir. Sesini çıkaramaz. Yani dostlar, bir entrika ile daha karşı karşıyasınız. Uyanın. Bazı sıçanlar bizleri birbirimize düşürmek, inançlarımızı kötülemek, geleneklerimizi yobaz göstermek, kendi kültürlerini baş tacı yapmak için oyunlar yaratıyorlar ve siz de ''play''liyorsunuz. Uyanın gözünüzü seveyim.

Peki neden "alkol"e dayalı siroz olarak kayıtlara geçmiştir? Neden Atatürk'ün otopsisi dahi yapılmamıştır? Neden böyle örtbas edilmeye çalışılmıştır?
Nasıl oldu da sirozdan öldüğü açıklandı ve bütün yazılı kaynaklara da böyle girdi?

Büyük Millet Meclisinde ölüm raporu gündeme getirildi. Mason locaları 1935’de kapatılmasına rağmen Mecliste halen mason milletvekilleri vardı. “Efendim, gençlerimize terbiye olur, onun alkol ve sigaradan öldüğünü duyuralım…” denir ve kabul edilir. Arkasından Yeşilay icad edilir, tarih kitaplarına da böyle girer…



Nefesini tut, bitmedi. Kanıtlar baba gibi.

''Yeşilay neden böyle bir şey yapsın ki? Saçma'' deme...


Yeşilay'ın vikipedi sayfasına bir girelim. Bundan önceki ismi de Hilal-i Ahdar'mış Yeşilay'ın. http://tr.wikipedia.org/wiki/Ye%C5%9Filay 

Sayfayı sol taraftaki seçeneklerden İngilizce'ye çeviriniz.

Çıktı mı IOGT?

History kısmına bakıyoruz...

"The IOGT originated as one of a number of fraternal organizations for temperance or total abstinence founded in the 19th century and with a structure modeled on Freemasonry, using similar ritual and regalia. "

"Alkollü içeceklere katı kurallarla karşı olan kardeşlik cemiyetlerinden biri olarak 19. yy’da kurulan IOGT, yapılanmasını masonluğu model alarak yapmış ve Masonlarla çok benzer ritüeller, ayinler ve kıyafetler (regalia) kullanmıştır."


Karşında duruyor açık açık. Ben bir şey diyemem artık...


Kanıtlarla Atatürk'ün neden ve nasıl öldü(rüldü) karşında duruyor artık.
Masonların Atatürk'ü öldürmeleri için birçok nedeni vardı ve tesadüfler de bu yönde olduğunu gösteriyor. Ancak elbette ki bunun kesinliğini kimse bilemez. Bildiğimiz bir şey var ki bunca şey tesadüf değildir. Siyasi bir komplo ihtimali gereğinden fazla yüksektir.


Peki sen ne yapıyorsun yeni Türk nesli, gençliği?
Ne yapıyorsun Atatürk milleti?

Bu kurtlar sofrası süslenmeye devam ederken biraz rahatlamak için kimin ne yemek yaptığını ve nasıl azarlandığını, yüzyıllardır ''kutsal'' deyip, 3 kere öpüp başımıza koyduğumuz nimete nasıl hakaret edildiğini izlemek bizi birazcık olsun dertlerden uzaklaştırmaz mı?

Batı kültürü dayatan bir kitap... Hatta 1 milyon Ermeni ve 100 bin Kürt öldürdüğümüzü söyleyen ve bunu dediği zaman Nobel ödülü almış olan Orhan Pamuk'un bir kitabı karanlık dünyanı aydınlatmaya yetmez mi senin için?


Hangi kutudan kaç para çıkacağını izlemek, kimin hayatının kurtulacağını merak etmek biraz olsun hayatı tatlı kılmaz mı?


Hürrem'in kaçıncı şehzadeye hamile olduğunu izlemek, yıllardır ''kutsal'' gördüğümüz kurum olan aileyi yaratmak için uçkur peşine düşmüş yaşlıların acizliğe ile dalga geçmek birazcık olsun beynimizi dinlendirmez mi?


Bunlar değilse zengin ancak mutsuz bir aile, yalılarda ve konaklarda geçen bir entrika ya da ABD ürünlerinden yalnızca biri olan Sex and the City'nin fettan kızları...

MTV'nin uyuşturucusu Jackass'in coşma sınırlarını nasıl zorladığı...


Bol hristiyan süslü bir film...


Büyücüler, cadılar ve diğer fantastik ürünler...

Belki bir şarkı yarışması...


Ve gece biter :)


Sabah, size gösterilmeyen haberlerde, Türkiye'nin yapamadığını yapıp Kırgızistan'ın ABD üssünü nasıl kapattığı ve başbakan Erdoğan'ın Büyük Ortadoğu Projesi'nin eş başkanı olduğu vardır.

O zaman size bir gülücük daha benden :)

İyi uykular efendim, en kısa zamanda uyanmanız dileğiyle...

Bendeniz Üçüncü Şahıs. Devam edecek.



NOT: Büyük Ortadoğu Projesi, Türkiye dahil birçok ülkenin bölünmesini kapsar.








(twitter.com/selamordaki)


On ikinci yazı; Afrika, Bilmediklerin ve Yeni Dünya Düzeni:
http://selamordaki.blogspot.com/2011/09/afrika-bilmediklerin-ve-yeni-dunya.html
 



(Taslak kaynakları: Banu Avar ve Sikko. Adım atmamı sağlayan Banu Avar'a ve bu yazı için alıntı yapabileceğim ürünler vermiş olan Sikko'ya teşekkürler.)


121 yorum:

  1. sıçtığımız boktan bile masonlar çıkıyor..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. aynen öyle kardeşim

      Sil
    2. Daha iyi ifade edilemezdi...

      Sil
  2. Bildiğim Kadarıyla yeşilay 1920 yılında kuruluyor ve dediğin gibi Masonlukla bağlantıları varmış. Ve bu örgütü kuranlardan biri de dikkatinizi çekerim Said-i Nursi . Ben masonluğun bilincinde olarak kurup kurmadığını bilemem ama oda bu yapılanmaya hizmet etmiş sonuçta

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ne alaka amk o nerden çıktı şimdi yarak yarak konuşuyonuz burda bi sik bilmeden

      Sil
    2. SAİD NURSİ SENİN O YAPAMADIĞINI VE HEPİMİZİN YAPAMADIĞINI YAPIP MASONLUĞA KARŞI ÖMRÜNÜ ADAMIŞ BİR ÜSTAD BİLİP BİLMEDEN HEMDE MASONLUĞUN DİNİ HEDEF ALIP YOK ETTİĞİNİ GÖRMEDEN KONUŞUYORSUNUZ YA YAZIK !

      Sil
    3. O nedenle Mustafa Kemal Paşa öldükten hemen sonra, Said Nursi'nin gözleri önünde localar mantar gibi patladı değil mi?

      Millet canı dişinde Kurtuluş Mücadelesi verirken İstanbul köşklerinde sefa sürenlerin kim olduğunu tarih iyi yazmıştır.
      Tarihi doğru okusak iyi ederiz.

      Sil
  3. Evet düşünüyordum bu kadar ayrıntılı bilmiyordum.bu yazı en güzeliydi.opera tarayıcımın hızlı sekmesine girmeye hak kazandın:)

    YanıtlaSil
  4. Teşekkür ederim, iyi takipler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kullandığın amblemin anlamı nedir? meraktan

      Sil
  5. ama bir de atatürk mehmet akif ersoy'u sürgün etti. çünkü mae şeriat ı kaldırdığı için ona karşı bir şiir yazmış ve atatürk de onu sürgün etmiş. aynı zamanda 1919 samsuna giderken padişaha saltanatı koruyacağına dair söz vermiş ve sözünü tutmadığı ve padişaha karşı bir hareket başlattığı için padişah da ona idam cezası vermiş.

    YanıtlaSil
  6. Padişah batı köpeği olmuşken, kuklayken, Atatürk bekleseydi şu an bir haçlı ülkesi olurduk.

    Devrim, yanaktan fıstık alınarak yapılmıyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.

      Sil
    2. Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.

      Sil
    3. sana tavsiyem okullarda öğretilen yalan tarihi sadedece sınavlarda kullanman olur

      Sil
    4. Siz okullarda tarih görmeyeli çok olmuş...
      O süre zarfında yalan tarih de gerçekliğe evrilmiş sanırım?

      Sil
    5. okullarda bu mu öğretiliyormuş? millet stand up çı olmuş y

      Sil
  7. sen padişahın atatürke yaptığı yardımları biliyormusun ve ayrıca padişah italyada pislik ve sefalet içinde ölmüştür giderkende sarayından hiç bir değerli eşya almamıştır alabileceği halde...

    YanıtlaSil
  8. padişahta ona isteyerek idam cezası çıkarmıyor ki dayıyorlar kafasına silahı şunu yapıcaksın diyor bunu yapıcaksın diyor mondrosuda öyle imzalattılar

    YanıtlaSil
  9. Koskoca padişah, ordudaki orta rütbeli bir Mustafa Kemal gibi olamadı yani? Ölüm tehditlerine, padişahın peşine düşmesine rağmen dim dik ayakta durdu?
    Cümlende padişahın hainlik yaptığına dair şeyler görmüş oluyorum bu sayede.
    Geçmiş padişahlara lafım yoktur. Ancak Osmanlı'yı tarihten silen padişahlara sinirim çoktur. Özellike Hürrem'in korkak oğluna.

    YanıtlaSil
  10. Faşism iflah olmaz bir hastalıktır.Bütün kelimelerinden faşoluk akıyor CİCİŞ.Sana göre "vatansever ulasılcı kahraman Türkler'e herkes düşman ,başta da masonlar".
    Lady Gaga, ANDIMIZI veya onuncu yıl marşını okutmaya ne dersin?
    Atatürk alkole bağlı sirozdan değil de diğerinden ölse ne olur?Yoksa ağzına rakı sürmezdi mi diyorsun?
    Allah şifa versin

    YanıtlaSil
  11. 3.Sahıs bize faşizmi anlatsa ne olur hadiyin yarın hepimiz faşist olucaz demicez herhalde.Adam sadece kanıt sunmus nese s.t et.billakis Ataürk 3.sahsın dediği gibi öldürülmeseydi.hitler"den önce yahudi soykırımı yapmıyacagını bilemessin dimi oda ayrı konu yani :DDDD.parantez içinde (hitleri severim bu arada)az daha başarıyordu :D

    YanıtlaSil
  12. tmam hitlerin yaptığı şeyin kötü olduğunu söylemiyorum ama onun da ii olduğu söylenemez kendisi nihilisttir ve niçe nin görüşlerini desteklemiştir peki nihilistliğin amacı nedir erdemli insan(toplumda tek ve yenilik çi önder olmak) olmak geçipte burda bi gavuru sövüp diğerini övmeyin lütfen

    YanıtlaSil
  13. Fasizm den baslayan mal, cok zekisin sanirim. Seckinlik kulturu oldugunu sanan ve kicindaki gozleri ile bir seyleri okuyup gözlemleyen insanlardan nefret ediyorum. Hitler onlari degil, sizi yaksaymis.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ya adam gibi yorum yaparsın ya da bu binlerce vatandaşın kanıyla sulanmış vatan topraklarından siktir olup gidersin seni aptal yaratık!

      Sil
    2. aynen katılıyorum esra arkadaşıma

      Sil
  14. Ataturk masondu bunlar aksini ispatlar nitelikte değil neden cenaze namazı kılınmadı keyfindenmi 20 30 kusur resimde eli orda gaga nın gozune elini yuvarlak yapmasından daha büyük ihtimal... gaga sıradan bir kole ama bu adam sıradan degildi ... neden churchil oldugunde buyuk bir devlet adadamını kaybettik diyor eski mecliste sergileniyor bu soz ... kuranı bu millete unutturmayla alakalı soz artık klasik oldu... bu adam neden uzulsunki? neden belli kendi emellerini gerceklestiren biri oldude o yuzden.. telefondan yazıyorum yazı garip gelebilir biraz kusura bakmayın .doktoru hakkında farklı yazılar okudum ya işi bitti oldurduler yada yamuk yaptı micheal jackson gibi... birde haclı devleti olurduk diyen sen hala ilkokul lise bilgilerinle yasıyosun genc adam uyan artık zaten olmadıkmı?

    YanıtlaSil
  15. onla bunla ugrasıp kafanızı bunlara yormak yerine herkes gibi önderimizle gurur duymayı bilebilsek keske.... kimsenin işi gücü yok bunları tartışıyo ya. bu nasıl iştir anlayamıyorum. dünyanın bahsettiği şanlı atamızdan masondur öyle değil böyle ölmüştür diye bahsetcegnize koskoca ülkeyi nerden nereye getirdi ondan bahsedin.. yazık.. atamızın o zamanlar düşündüğü şu zamanın gençlerine bakın !!!!

    YanıtlaSil
  16. Bu kadar Atatürk'ten dem vurduğuna göre ''Araştıran ve sorgulayan'' bir gençlik istediğinden de haberdarsındır sevgili uykulu.
    Atatürk'ün neyi nasıl yaptığını bilmeyen büyük ayıp eder zaten ama anlaşılan bu konuda bir yaran var?
    Sevgiler.

    YanıtlaSil
  17. illüminati ve subliminal hakkındaki yazılarınıza katılıyorum.Az çok bu konuları biliyorum fakat atatürkle ilgili yazdığınız bu yazıya kesinlikle katılmıyorum.Atatürk bir masondu.Ona verilmiş görevleri yerine getirdi[harflerde inkılap yaparak kuranın anlaşılmasını engelledi,laikliği başımıza bela etti,kılık kıyafette yaptığı devrimle kızlarımız artık ortalarda çırılçıplak geziyor,dans kavramını kültürümüzün içine soktu,bizim için büyük anlam taşıyan ayasofyayı camiden müzeye çevirdi]ve bizzat kendisinin ağzından dinlemiş olduğum şu konuşmayı gerçekleştirdi http://www.youtube.com/watch?v=inhOox5pKHM&feature=related konuşmasını bu siteden dinleyebilirsin.Bu kadar güzel araştırmalar yapmış biri olarak gördüğüm siz bu yazınızla beni hayal kırıklığına uğrattınız,şaşıttınız

    YanıtlaSil
  18. O, senin şahsi kanaatindir. Atatürk masonlarla ilişkili olmuş olsa bile(ki bu bile bir şüphe) mason ölmemiştir. Bu da onu mason yapmaz, masonluğu kullanmış yapar.

    İzletinin tamamına ulaşmış olsaydın, böylesine bir yorumu yapmazdın. Veyahutta söylediği cümleyi açıklayan tarihçilerin yorumlarına da bakabilirsin.
    Bir kesim Şeriat isteyen Hümeynici zihniyetin Atatürkçülüğü kırmak için kullandığı yöntemlere aldanmış olmana çok üzüldüm.

    Ayrıca ve ayrıca, Atatürk'ün mason olup olmadığını konuştuğun bir yazıda böylesine bir şeye atıfta bulunma gereksiniminin de nereden geldiğini anlamamış bulunmaktayım.
    Şaşırması gereken de benim bu yüzden, sen zahmet etme sevigli dördüncü.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ben kesinlikle sana katılıyorum ama böyle cesur yürekli padişahlar ve böyle cesur vatanseverlerden nasıl oluyoda Atatürk masondu diye aleyhine yazı yazabilen torunları oluyor anlamıyorum nereden öğreniyorlar böyle olayları sen kararlılığını kaybetme önceden bilsem takip ederdim senin blogunu çok bilinçlisin yani takdir ettiğim için seni övmek istedim

      Sil
    2. atatürkçülüğü kırmak isteyenler? atatürkçülük ne ya ? haa ? nedir O? ben istemiyorum lan limsenin ilke inkılaplarına uynak türkiyenin %50 si de istemiyor hatta daha fazlası. e nr olacak şimdi? zorundamııyım lan ben istemediğim şeyin ğpaeşindn koşmaya? olmsaydı öyle olurdu şöyle olurdu böyle olurdu e be gerizekalı varsayımcı tarih tartışmasına girersek ben sana abdülhamit derim, fatih derim alpaslan derim.. senin aklın bu kadar çalışıyor işte. bunlar ben öüslümanım der sonra da gelip o olmasaydı der nasıl bi iştir ben anlamadım ya ama bitti merak etmeyin o devirler çoktaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaannnnn geçti, kudurun anasını satayım kudurun.

      Sil
    3. Sonuna birde meee yazsaydın keşke. Hala %50 diyor cahil, yok %50 falan canım yalan o hayal görme. Senin %50 dediğin taş çatlasa en fazla %25lik yobaz bir azınlıktır. Atatürk'te Atatürkçülükte hep vardı ve olacakta, o devirler geçmez geçirir dikkat et. Sen ve senin gibiler hep böyle köpek gibi kudurmaya sağa sola saldırmaya çalışmaya mahkumsunuz.

      Sil
  19. Hiç zahmet olmadı üzülme,atatürkün sözü gayet açık ve nettir,bu cümleleri açıklayan tarihçilerin yorumlarını da biliyorum ama önemli olan hangi tarihçiler bir de bütün önyargılarını bir tarafa bırakıp kadir mısıroğlunu dinlemeni isterim.Kurmuş olduğum bir iki cümleden hümeynici sistemi savunan biri olduğumun yargısına varman yazılarınla seni büyük çelişkiye düşürüyor.Öyleki ulusalcılık ve cemaatçilik fikirlerini çatıştırarak zihinleri bölme yada insanları sağcı,solcu,atatürkçü vs.gibi kavramlarla bölmeye çalıştıklarını söyleyen yazılarına Atatürkçülüğü kırmak gibibir söylem çok zıt doğrusu.Sonra görüyorum ki büütün bü illüminatiler sen farketmeden seni etkisi altına almış.Olup bitenlerin farkındasın ama aynı zamanda etkisi altındasın da bence,çünkü değer yargılarınla yazdıkların çok zıt.Ne yazıkki rockfellerin istediği bir tarihi okumuş ve belkide onun istediği kişilerin rejimlerini savunmuş ve şeriat kelimesini bugün onların tanımladığı şekliyle benimsemişsin.Ben humeynici,şucu,bucu değilim.Sadece anlattığın onca tuzağa düşmemek için kurana sımsıkı sarılmış bir insanım.Sevgili üçüncü şahıs dinsiz bir devlet ve millet olamaz.Dine tutunmak,onun gereklerini yapmak bir insanı kötü şekilde devletini yöneten birine hiç döndürmez aksine bunca kötülüklerden alıkoyar.Biz bugün yahudilerin türkler üzerindeki amaçlarını biliyoruz.Bunlardan bir taneside din kavramının içini boşaltmak,namaz farz değildir,saçın açık olsun kalbinin temizliği yeter diyecek hocalar yetiştirip insanların kafalarını karıştırarak ve bir çok dini kavramları[şeriat]basını da kullanarak farklı anlatmak ve insanların senin gibi duyar duymaz saçlarının diken diken olmasına neden değil mi,çünkü bir milleti ayakta dili,dini ve ailesi bağlılıkları ayakta tutar.Osmanlıda bunlar fazlasıyla mevcut olduğu için belkide 600yıl bir dünyaya neredeyse hakim olmuşlar,ama şimdi bu değerlerimizin ortadan kaldırılmaya çalışıldığını,bütün bunlara karşı çıkarak söylüyorsun.Ne büyük bir tezat

    YanıtlaSil
  20. Ve öve öve bitiremediğin 600 senelik Osmanlı (yani Atalarım) öve öve bitiremediğin fikirler sayesinde yıkıldı.
    Öve öve bitiremediğin fikirler sayesinde 600 senelik bir imparatorluk çöpe gitti.

    Sağcılık ve solculuk gibi, halkı ayrıştıran ve insanları gruplaşmaya iten terimleri, Atatürkçülük gibi bütünleştiren bir olguyla karşılaştırmış olmanda fikirlerinin ne derece nitelikli olduğunu kanıtlar vaziyettedir. Ki ben asla ve asla Atatürk yolunu ve milliyetçiliğini yanlış görmedim.
    Atatürkçü geçinip, Atatürkçülüğün aslında bu olmadığını söyledim.
    Ben hiçbir şekilde dinsizliği savunmamışken ve diğer tüm yazılarımda da tarafsızlık içerisinde dine çağıran yaklaşımlar yaparken; kalkıp bana dinin ne olduğunu anlatma çaban da rezalet bir durumdur.
    İşte bu yüzdendir ki, kendi tezatlığı içinde boğulan sensin.
    İyi günler.

    YanıtlaSil
  21. Vermiş olduğun bu vasat cevapla yazdıklarımın tek kelimesini bile anlamadığını gördüm yada anladın ama işine gelmedi.Ayrıca dini tanımlayan yada anlatan tek bir cümle bile kurmamışken bu kompleks dolu cevapla seninde anlayışının ne derece nitelikli olduğunu ben değil sen kanıtlamış oldun.Ayrıca bu cevapta yazımın karşılığı olarak beni tatmin eden hiç bir şey olmadığı gibi onca hoş ve seviyeli bir uslupla yazılan yazıların senin tarafından yazılmadığını düşünmeye başladım.Çünkü o yazıları yazan kişi saygılı bir üslüpla zekice ve tatmin edici cevaplar vermesi gerekirdi.olayları başka mecralara çekip[dinsizliği savunmamışken yada dinin ne olduğunu anlatma çaban ki böyle bir çabamın olmadığını gayet iyi anlamış olman gerekirdi]konuyu saptırmazdı.Bu neredeyse hakarete varan cevabın beni bir kez daha şaşırttı ama emin ol bundan sonrakiler şaşıtmaz.Neyse aynı fikirlere sahip olmayabiliriz ama saygılı ve ölçülü olmak güzel bir erdemdir.Yazılarının tamamı olmasada bir çoğunu okudum.Yazılarında aynı fikirde olmadığım şeyler olsada illüminati,subliminal ve masonluk hakkındaki bilinçli çabanı taktir ediyorum ki[ sen oysan]ve sana mustafa akgünün YAHUDİNİN TAHTA KILICINI okumanı tavsiye ederim içerisinde araştırmalarına ışık tutabilecek güzel bilgiler var ki [sen oysan]iyi akşamlar

    YanıtlaSil
  22. TEBRİKLER BRAVO! BRAVO HERKESİ KANDIRDIN AMA BENİ KANDIRAMASSIN SAHTE ATATÜRK SEVER ARKADAŞIM.
    BU ARKADAŞ EL ALTINDAN ÇAKTIRMADAN KENDİ ÇAPINDA ATAMIZA KARŞI OLDUKÇA GÜLÜNÇ BİR KARALAMA KAMPANYASI BAŞLATMIŞ. ATATÜRK'ÜN SOYUNU İSPANYA'DAN GELEN YAHUDİLERE KADAR DAYANDIRMIŞ YAHU ALLAH AŞKINA ATATÜRK'ÜN YÖRÜK TÜRKMENLERİNDEN OLDUGUNU VE DEDELERİNİN RUMELİYE YERLEŞTİRİLME SEBEBİNİN OSMANLININ ORALARI TÜRKLEŞTİRME POLİTİKASI SONUCUNDA OLDUGUNU İLKOKUL TALEBESİNE SORSANIZ SÖYLER. GELGELELİM ATATÜRK'ÜN MASON OLDUGUNU KANITLAMA ÇABANA ORAYA 3 TANE KOMUNİST LİDERİN RESMİNİ ALTINADA ATATÜRK'ÜN RESMİNİ KOYARAK NASIL BİR BAĞLANTI KURDUN SEN ZEKİ ÇOCUK ANLAMADIM. ADAMLAR ELİNİ GÖĞSÜNÜN ÜSTÜNE KOYMUŞ BU ZEKİ ARKADAŞTA ÜÇÜNÜN ORTAK Bİ NOKTASINI BULDUM MİLLETEDE BEN BUNLARIN HEPSİNİN MASON OLDUGUNU YUTTURURUM DEMİŞSİN HAHA ÇOK KOMİKSİN SEN YA OLDU BENDE YEDİM.

    Bİ DE BU ZEKİ ARKADAŞ ATAMIZI İLK BAŞTA EŞCİNSEL YAPIP SONRA İNSANLARIN GÖZÜNDE HOŞ BİR İMAJ BIRAKMAK ADINA ARDINDAN ATATÜRK EŞCİNSEL DEGİLDİ DİYOR ÇAMUR AT İZİ KALSIN HESABI.

    HİÇ BOŞUNA ATATÜRKÇÜYÜM FALAN FİSTAN AYAKLARINA GİRME BEN SİZİN NE MAL OLDUGUNUZU İYİ BİLİRİM.
    EĞER ÇEVRENİZDE BİR VATAN HAİNİ BİR MASON ARIYORSANIZ FAZLA UZAĞA GİTMENİZE GEREK YOK
    FETULLAH GÜLEN'DEN TUT BU ÜLKENİN BAŞBAKANINA CUMHURBAŞKANINA KADAR BUNLARIN SOYUNUN NEREYE DAYANDIĞINI KİMLERLE İŞBİRLİĞİ İÇİNDE OLDUĞUNU ARAŞTIRIN ÖĞRENİN.

    BİDE BU MALUM FORUM SİTELERİNDE BLOGLARDA YAZILAN ÇİZİLEN HER BOKA KÖRÜ KÖRÜNE İNANMAYIN.
    KOMUNİZM=MASON KOMUNİZM= DİNSİZ ŞEHİR EFSANESİNE DÖNÜŞTÜ LAN ARTIK TAMAM BİLİYORUZ KOMUNİZMİN YARATCILARININ YAHUDİ OLDUGUNU SİZE SADECE TEK BİRŞEY SÖYLEMEK İSTİYORUM BU DÜNYADA SİYONİZMİN, EMPARYALİZMİN VE ŞU ÜNLÜ MASON ARKADAŞLARIN KORKTUKLARI, ÖNLERİNDEKİ ENGEL TEŞKİL EDEN TEK ŞEY KOMUNİZM VE İSLAMİYETTİR .

    NOT: ATATÜRK ALEVİ- BEKTAŞİYDİ, AYRICA BABASI ALİ RIZA EFENDİDE ALEVİ- BEKTAŞI DERGAHINDA GÖREVLİYDİ ATAMIZI YUNANLIDAN TUT, YAHUDİYE KADAR HERŞEYE BENZETME ÇABALARININ ALTINDA ALEVİ OLMASI YATMAKTADIR BU FAŞİSTLER ALEVİLERİ SEVMEZLER ONLARI ÇEKEMEZLER BU YÜZDENDE ATAMIZI KARALAMAK ÇOK HOŞLARINA GİDER.
    BANA İNANMIYORSANIZDA CAN DÜNDAR DENEN GAZETECİ ARKADAŞIN YAPTIGI ARAŞTIRMAYA Bİ GÖZ ATIN.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. güzel cevap vermişsin kardeş,galiba sende alevisin,ataya sevgini mezhep inancına dayandırmanı anlamıyorum,bir ataiste sorarsan o da atatürk ataistti diyor,herkes kendine yakın görüyor..o inanca bu inanca bağlı olmaksızın atatürk vatanseverdi desek daha doğru olur kimin inanç derecesini kimse bilemez Allah'tan başka..

      Sil
  23. AYRICA ATAMIZIN SAĞ ELİNİ GÖĞSÜNÜN ÜZERİNE KOYMASI TASAVVUF DÜŞÜNCESİYLE ALAKALI BİRŞEYDİR DUA EDERKEN DE SAĞ ELİNİ GÖĞSÜNÜN ÜZERİNE KOYAR SELAM VERİRKENDE. CEM EVİNDE YAPILAN SEMAH GÖSTERİLERİNİ İZLEDİYSENİZ SEMAHI OYNAYANLARDA SAĞ ELİNİ GÖĞSÜNÜN ÜZERİNE KOYAR.

    EYVAH EYVAHHH ŞİMDİ SİZ ALEVİLERİDE MASON YAPARSINIZ YANDIK Kİ NE YANDIK :D

    YanıtlaSil
  24. Zavallı Okan'ım, canım Okan'ım,
    Sen yazılarımın felsefi düşüncesini pek kavrayamamışsın anlaşılan veyahutta üslubum sana kendimi yanlış anlatmış.
    Atatürk'e bunları söyleyen ben değilim, ancak o kadar Beyin Kontrolcü bir zihniyete sahipsin ki bunu anlamaktan acizsin.

    İnterneti kurcalarsan bunların Mason sitelerinde ve başk türlü blog/forumlarda gezdiğini görürsün. İşte ben de o yeni yetme, ağzı süt kokan bebelere cevap verdim.
    Atatürk'ün o işareti Tasavvufi düşünce ile yaptığını savunmak...Atatürk'ün pek de dinine düşkün olmadığı gerçeğiyle uyuşmuyor.

    Ayrıca bir Caps Lock açık yorumun daha olursa, tüm yorumlarını sileceğim.
    Büyük harfin ne anlama geldiğini çok iyi biliyorum.

    Savunduğum şeyleri yorumlarında bir kez daha yinelemiş olmuşsun; bu da sende işe yaradığımı gösterir (canım benim)

    Kendine iyi bak.

    YanıtlaSil
  25. Asıl zavallı olan sensin arkadaşım, beyin kontrol montrol ıvır zıvır bişeyler saçmalamışsın neyden bahsediyorsun sen be eğer bi art niyetin olmasaydı gerçekten insanları bilgilendirmek amacıyla birşeyler yapsaydın yorumumda belirttiğim önemli detaylarıda yazında yazardın senin asıl amacın bu yazınla insanların aklını kurcalamak insanların içine kurt düşüyorsun sonrada ben masumum triplerine giriyorsun. Senin asıl amacını gayet iyi anladım ben, hiç boştan yere kafanı yorma.

    Büyük harf kullanmanın ne anlama geldiğinide bilmiyordum sayende öğrenmiş oldum bağırmak anlamına geliyormuş etik değilmiş o yüzden bu yazımda kullanmadım. Ama senin yaptığında pek etik sayılmaz okancım canım okancım neymiş be kendi çapında küçük düşürmeye çalışmıssın.

    YanıtlaSil
  26. İnsanların akıllarını karıştırmak.
    Orda dur.

    Elime ne geçecek Allah aşkına bunu yapınca? Ben yorumunda bahsini ettiğin şeylere değindim zaten.

    Bence yazımı iyice bir daha oku.

    Cım cim olayları da gayet samimiyettendi.

    YanıtlaSil
  27. Bir kere tasavvufta dediğin harekette baş eğilir birde o kadar aşağıya koyulmaz el...
    http://www.freemasonrywatch.org/pics/ataturk.sivascongress.jpg

    YanıtlaSil
  28. Kesinlikle bir ışık var yaşın kaç bilmiyorum ama kendi tarzını daha fazla otutturmalısın kendine has bir uslubun olması insanları daha çok buraya daha çok çeker ayrıca siyasi ve ekonomik etkilerine daha geniş yer vermen sikkonun değinmediği alanlara el atman senin farklı alanda sivrilmene neden olur ki son paragrafın bunu gösteriyor başarılar

    YanıtlaSil
  29. Teşekkür ederim sevgili Dördüncü, önerilerini göz ardı etmeyeceğim

    YanıtlaSil
  30. hehe güzel yazmışsın üçüncü karşim valla bak. devamını bekleriz. haa şunu demeden olmıcak dostum, hani sana o böyle değil, böyle diye atlayan 3-4 kişi oldu ya, bak, bi şeyi mutlak bilmek zor zaten. onlarda azını doğru çoğunu yanlış veya tam tersini biliyo olabilir, bi yerde pürüz vardır, çünkü bunlar belirli kişilerin bize öğrettikleri, ve içinde doğrunun yanına fifti fifti yanlış şeyler var meze gibin. yersen.
    O arkadaşlara hemen "beynin sulanmış laan kontrol ediliyon sen" diye girme , adamlardan aynı tepkiyi alırsın kardeşim. öyle yani. çünkü insanın egosunu ezersen çoğu kişi sana saldırır. eh böyle işte. benimde ufak bi blog var bende yazıyorum az uz. istersen bi bakabilirsin. haydin

    du du du, bişey daha dicem, atatürke mason diyen bir holşş- pardon arkadaş vardı ya, dili değiştirerek kuranın anlaşılmasını zorlaştırmış felan, o zaman zaten resmi dil arapça değildiki be karşim. ilk türkçe kuranını yazdıran atatürk be. o zamanda anlamını bilmeden sure ezberliyolardı şimdide öyle lan nihehe. kendinize dikkat edin.

    YanıtlaSil
  31. buraya yorum yazanların yaş ortalaması 17-18 civarında anca vardıır. Karşı çıkılan konulardaki argumanlarda ağır bir 'ergen dolduruluşu' sezinledim.
    Kavramları anlamadan o nedir haa bu nedir hehe diye kim haklı çıkmayı bekliyor acaba.
    Benim okuduğum bu yazı tatmin edici argumanlardan oluşuyor. Yüzde yüz doğrudur bu iş tamamdır diyemem ama tatmin edici. Saygılar...

    YanıtlaSil
  32. Hepsi mutlak doğrudur diyemem. Kimse de böyle bir kesinlik veremez ancak ben düşüncelerin, ortaya konulan donelerin makul olduğunu okunmaya ve üzerinde düşünmeye değer olduğu görüşündeyim.
    Tesadüfen rastlayıp tüm yazılarını okuduğum arkadaş devamını bekliyorum kendi adıma...
    Sevgiler...

    YanıtlaSil
  33. Tarih çarpıtılmış olamaz mı? Belki Atatürk'ün annesi Zübeyde hanım değildir yada muhafazakar değildir. Olamaz mı? Masonların bu kadar büyük planlar yaptığını söyleyen üçüncü şahıs, bizim atamız aracılığıyla şu bulunduğumuz lanet dönemde birbirimize düşürülmek istenmiş olamaz mıyız? Her şeyi kanıt vererek yazmışsın ama kimseyi putlaştırır derecede yüksek görmek, hata yapamayacağını zannetmek, yanlış işler yapamayacağını düşünmenin doğru olmadığını ama kendinize bunu savunma biçimi yaparak günümüzdeki iktidara muhalefet olarak yanlış yaptığınızı bizi bölmek isteyenlerin amacına ulaştığını anlayamıyor musunuz? Çok güzel yazmışsın.. Bence herkes kendine göre yorumlasın doğruları. Belki birkaç benim fikrimde olan arkadaş vardır..

    YanıtlaSil
  34. arkadaşım sorgulamak iyidir paranoya olmadığı sürece. 18:50 de klavyesinin sevimli tuşlarına basmış arkadaş. sen evet sen. putlaştırma işi ilkokulda kaldı. şu anda savunduğum çoğu fikri araştırarak edindim. atatürk milyonluk bütçelerle savaşmadı, lüks jiplerden selamlamadı halkı. milletin kendisi, azimle kurtaracaktır ülkeyi dedi. eskiden biz türk değil, müslümanız anlayışı vardı.
    ama avrupa artık kabul etmiyodu o olayı. siz türksünüz dediler bize, e hani biz ümmettik? yemediler artık. biz türküz oğlum. mete handan beri vatanseveriz, milliyetçiliyiz. öyle birden milliyetçi olupta ayrı eve çıkma isteyen genç gibi davranan ülkelerdende değiliz. atatürkün dediği şuydu, din, insanın vicdan meselesidir.kaldırmadı dini hayattan amk yapmadı!

    lan şimdi libyaya bak suriyeye bak, adamlar cuma namazına silahla satırla bombayla gidiyo amk, namazdan sonra olay çıkartıyolardı hatırlarsan.

    YanıtlaSil
  35. durum bu.yazıyı birden kestim yukardı kusura bakma artık, kurşun kalemlede içinde kurşun var diye silah gözüyle bakma.

    YanıtlaSil
  36. İktidarı eleştirmemem gerektiğini savunmuşsun sanırım sevgili Adsız? Gülüp geçiyorum.

    Fernando Şükrü'ye katılıyorum.

    YanıtlaSil
  37. Hey fernando her üçüncü şahıs.. siz neyden bahsediyorsunuz? ben kimseyi kötüleyecek bir şey demedim. hemen yobaz gerici olduğumu eddia edersiniz siz dimi chp'lide olamam ben. ben kesin bir tarikata üyeyimdir.. öyle bir toplum oluşturdularki artık bu zihniyetimizdeki kalıpları kaldırmak çok zor. Baksanıza hemen biz ayrıldık bile 2ye. Sağcı solcu, çağdaş muhafazakar.. bırakın bunları. Atatürk'ün savunduğu laik sistemi doğru buluyorum ama o zamanlarda günümüzde de insanların başörtüsü takmalarına bile önyargıyla bakılıyor. Zamanında çok asılıp kesilmiş ama kabu etmezsiniz.Neyse zaten şunun şurasında en fazla 60 bilemedin 70 senemiz var. Diğer tarafta her şey anlaşılır..

    YanıtlaSil
  38. Ben de AKP'li olamam zaten değil mi? Knedi çelişkinde boğul sevgili Adsız. CHP = Çağdaşlık değildir.

    YanıtlaSil
  39. Kendi çelişkimde boğulduğum falan yok. Doğru yolda olduğumu düşünüyorum ve dua ediyorum. Bir gün istemeden kötü huylu olmayayım, bağnaz, doğru yolda zannederek hatalar yapmayayım diye. Benim ne düşündüğümün de kimseye faydasının olmayacağını da biliyorum. Hep abarttığımı düşünüyorum ama çok düşünüyorum ve çok rahatsız ediyor bu olanlar beni. İnsanlara Allah'ın yarattığı bir kulmuş gibi davranmak.. Hep karşı gelirsek bir sonuca varamıyorsun çünkü. Einstein'ın da çok iyi bir sözü var.. Bu arada yazılarını okudum.Etkilendim. Ortak yargıya varabilir insanlar bu yazdıklarında ama siyaset her zaman bir çıkmaz gibi.. ÖYLE.

    YanıtlaSil
  40. hehey be adsız kardeşim benim hakkımda böyle konuşman üzdü beni be.hehe. ben varya öyle insanları hiçbi şekilde ayıran biri değilimki. senin bahsettiğin olaya katılıyorum lan. bi kaç tane kalıp koymuşlar hemen yaftayı yapıştırıyolar konuşunca. haklın güzel kardeş. hani atatürk melek değil olm ama vur deyince öldürüyolar be. haydin.

    YanıtlaSil
  41. üçüncü sahıs sen yazmaya devam et. çok güzel tespitlerin var. helal olsun. ama şu yorumlarla cebelleşirken biraz daha samimi ol :) hani demek istediğim bak orda çeliştin burda çeliştin demek çözmezki olayı bea. karşındakini beslersin anca. birinin egosunu kırarak bişey anlatamazsın. sen adamsın. sen devam et.

    YanıtlaSil
  42. şştt üçüncü sen daha önce michael sikkofieldin bloguna baktın mı? çünkü can alıcı cümleleriniz bile aynı ama bu adam senden 3-4 ay evvel yazmış bu yazıları. bu adamdan çalıp mı koyuyosun ki bence cümleleriniz bile aynı olduu için öyle ya da ikinizde birbirinizden bağımsız hareket edip aynı kaynaktan mı öğrendiniz bunları? hele bi açıklayıver

    YanıtlaSil
  43. İkinci yazımı oku, cevabını en sonunda bulacaksın.

    Ben sikko'nun belirttiği kaynakları araştırarak, daha da DETAYLI ve somut RAPORLU olarak yazdım.

    YanıtlaSil
  44. tüm yazılarını 2-3 ay evvel okumuştum ama unutmuşumdur. teşekkürler bilgi için :) yanlış anlama yargılamak amaçlı sormadım eğer daha geniş kaynaklı yerler varsa oraları da okuyalım diye sordum. yoksa herkes yazsın tabi herkes okusun o bakımdan sıkıntı yok :)

    YanıtlaSil
  45. mas7s derki kullanmıs oldugun agızı hıc begenmıyorum .. ama durumun vahımıyetı ortada konuların dogrulugu gbı nse

    .. Atatürke ölümünden 8-1o sene önce hındıstandan gelen duvar halısını nası yorumluosun ..haberın varmı ? oldugunu dusunmuorum olsa kesın paylasırdın cunku ınsanın kafasındakı bırakdıgı soru ısaretı öle böle diil.

    bn bıraz bahsedıyım .. üzerinde 9:07 de durmuş bır saat ve 10 ad. kasım patı çiçeği bulunuyo .. ve ölümünden 8 sene önce alıo bu hedıyeyı

    YanıtlaSil
  46. her şekilde beynimize sızmaya çalıştıklarını biliyordum ancak bu kadarını yaptıklarını değil.. bilgilendirme için çoook sağol.

    YanıtlaSil
  47. Ey Türk Gençliği!

    Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.
    Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, İstiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.

    Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!

    bu sözlerin sahibi mi mason? İçinde bulunduğumuz durumu düşünerek her cümleyi yeniden okuyun, rica ederim arkadaşlar. Atatürk bana göre kesinlikle amaçlarını gerçekleştirmek için onlara göz yummak zorunda kaldı, onlardan biri değildi. Onlarla çatışınca da öldürüldü. Atatürk'ü yıllardır sahiplenip, kendilerinden biri gibi gösterip, halkı Atatürk'ten nefret ettirenler bunlardan başkası mıydı? Peki soruyorum: O dönemde başka kurtuluş umudumuz yoktu. Onlara canıyla kanıyla karşı koyup halkı örgütleyen böyle bir lider olmasaydı da biz tüm benliğimizi kayıp mı etseydik? Evet, şu an yozlaştırıldığımız doğrudur ama tüm bu anti-kültür bombardımanına rağmen ben rahat rahat namaz kılıyorum. Haçlı görünümlü Yahudilerin ellerine kalsak daha mı iyiydi sizce, anlamıyorum ki! Atatürk'ün mükemmel olduğunu düşünüp ona kusursuzluk yükünü yükleyecek kadar sığ insanlardan değilim ben. O, Türkler hakkında bir sürü araştırmalar yaptırdı, damarlarımızdaki asil kandan bahsederken bizim görmeye alışık olduğumuz omurgasız siyasetçi modelleri gibi bizleri gaza getirmeye çalışmıyordu, bildiği bir şeyler vardı. İsterseniz siz de araştırın, bu konuda 16 yıldız adlı harika siteyi tavsiye ederim. Öte yandan, örümcek kafasına sahip olmadığım için ezanın Türkçe okunması, bazı kanunlar gibi şeyler bana 'neden' dedirtiyor. BOP'un eşbaşkanı olan biri için bile acaba gerçekten samimi mi?, onları kullanıyor mu? diyorum bazen. Müsaade edin de hataları RTE'nin hatalarının yüzde biri bile olmayan Atatürk'ün samimiyetine biraz inancımız olsun. Bunların hepsinden önemlisi ise, Allah yolunda olmak. Allah yolunda, ne Atatürk'ü karalamakla olunur ne de RTE'nin yanında olmakla. Allah'ın emir ve yasaklarına uyup, iyi ameller işleyen, inançlı biri olmakla ve iyilikleri yayıp kötülükleri engellemeye çalışmakla olunur. Allah'ın kurallarına uysaydık zaten şu an bunların hiçbirini konuşmuyor olacaktık çünkü kötülükler olmayacaktı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet dosttum iyi özetlemişsin.
      Asil kan olmasa idi şu an bu durumlara asla gelemezdik.
      Osmanlı her ne yaptı ise koca bir cihan devleti olmuş idi. Öyleyse tam tersi her ne var ise onun tam tersi yapılması gerekiyordu.
      Farketmez ne olursa olsun. Sen zıttını yap yeter ki böylelikle asla büyümeyesin müslümanları birleştirip Dünyada İslam davasını ve adaletini hakim kılmaya çalışmayasın.

      Sözler yeminler hep bu yönde idi. Gereği düşünüldü.. Hatta önce gereği yapıldı sonra düşünüldü yada çoğu durumlarda olduğu gibi düşünülmedi bile.

      Nasıl oluyorda Dünyada en köksüz en hatta ne idüğü belli olmayan devletler milletler senden çok çok çok sonra start alıyor ve sana tur üstüne tur bindiriyor niye bunlar hiç düşünülmez?

      Kuru kuruya ve kupkurucuk davalar peşinde koşturulur. Anlamak imkansız.
      Asla büyümeyeceksin düşünmeyeceksin ve hüvviyeti aslına dönmeyeceksin dönmeyi bırak böyle bir arzuyu dahi duymayacaksın işte senin en birinci vazifen budur!
      Tabii buna seni sevk edecek seni motive edecek bir çare gerekecekti. Ne yani Sana Allah Aşkı Peygamber Aşkı ilemi bunu yap diyeceklerdi :) Asil kanımız tam burada devreye giriyor.

      recoya gelince..
      Samimiyetini bilemem!Fakat Bildiğim bir şey var o da akıllı ve kabiliyettler ile donatılmış olduğunu zanneden ahmakın biridir. Öyle değilse eğer durum çok daha kötü demektir. Bir Hain.

      Sil
    2. 14 Kasım 1914, Padişah-Halife, cihad-ı ekber ilan edip tüm Müslümanları İngilizlere karşı savaşa çağırdı. Bir gerçek ortaya çıktı. Türkiye dışındaki Müslümanlarda Halife’nin etkisi sıfırdı. Cihad-ı ekbere çağrılan Müslüman cihat yapmak bir yana, Fransız, İngiliz adına Türklere savaş açtılar. Mekke Şerifi Hüseyin bile İngilizlerin safına geçti. Türklere ‘’İngiliz ve Fransızların bile reva görmediği şekilde’’ eziyet ederek Osmanlı’yı arkadan vurdular. Osmanlı, bu olay ile Ümmet Dönemi’nin sona erdiğini kavradı. Bilgili ve akıllı kişiler bunları bir daha asla unutmayacaktı.

      Ümmet devri kapanalı ve tarihin tozlu sayfalarına gömüleli yıllar oldu. Çöküş aşamasındaki Osmanlı bile bunun farkındaydı.

      İslam'ın sancaktarı olmak artık ümmetleşme ile, müslümanın müslüman kanı dökmesi ile değil; bilimde, sanatta, hukukta, ekonomide, siyasette en iyi olmak ile sağlanıyor. İslam, hiçbir devletin, siyasetin tekelinde değil artık. Tekel altına almanın nelere yol açtığını görmek için tarihi doğru analiz etmek yeterlidir.

      Osmanlı'nın cihan devleti olması olayı dönemin şartları ile ilgilidir. Devlet gelişme politikaları olarak bugün aynı şekilde uygulanamaz, çünkü artık farklı bir çağda yaşıyoruz. Eğer böyle bir şey mümkün olsaydı, herkes Cengiz Han'ın politikasını uygulayıp Dünya'nın hakimi olurdu.
      Tarihin ve açtığımız yeni sayfanın bilincinde olalım. Birini sayıp, diğerini görmezden gelmek saçmalıktır.

      Sil
  48. Atatürk ' ün , "gökten indirildiği sanılan kitaplar" ile ilgili bir lafı söylenir.Mason ateist falan sürekli bu yüzden yüklenilir daha çok mason pozu yerine.Bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz ? Ben yine burada da tıpkı sovyetlerle iş birliği yani karşılıklı çıkar ilişkisi olduğuna inanıyoru m http://www.itusozluk.com/goster.php/kurtulu%FE+sava%FE%FD+s%FDras%FDndaki+sscb+yard%FDmlar%FD

    yani köprüyü geçene kadar masonlara şirin gözükmek için ayıya dayı demiş olabilir diye düşünüyorum.Siz ne düşünüyorsunuz ? teşekkürler

    NoName

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ''Semavi'' dinler, deriz. Semavi sözcüğünü Türkçeye çevirmeye kalktığında ''göğümsü, göksel'' anlamına denk düşüyor. Atatürk'ün kullandığı söz, dilsel anlamda bu durumda. Yani ortada bir sorun yok.

      İkinci olarak kendisi laikçi bir devlet adamı. Dini halka, ailere bırakarak belli kişilerin boyundurluğundan, özellikle de siyasetin boyundurluğundan kurtarmak idi hedefi. Doğal olarak İslam'ın düşüncesinden uzak kalmayarak, somut ve yargısız bir şekilde böyle bir itham içine girmiş olması garipsenecek bir tutum değil.

      Dünya'ya seslenecek bir söz söyler iken sadece kendisi ve bizim gibi Müslümanların benimsemiş olduğu bir ilkeyi gözler önüne serse idi, tüm insanlara seslenememiş olurdu.

      Ve bu tarz bayat tartışmalar artık kabak tadı almaya başladı benim için. Daha dolu, daha değerli onca yapıtı var iken bir sözü ''öyle mi söyledi, böyle mi söyledi'' diye yıllardır ısıtıp ısıtıp önümüze koymak çok gereksiz. İsteyen istediği yere çekiyor... Bak, ben böyle anladım. Ama Mehmet, başka bir şey anlamak istiyor.

      Yapıtlara sahip çıkalım, onları ileriye taşıyalım. Atatürk sözlerinde bu yapıtları belirtiyor ve nasıl sahip çıkılacağını söylüyor zaten.

      Sil
    2. Dosttum sen din ile yükselmiş din ile vucuda gelmiş din ile adın anılır olmuş (batıda müslüman sözü ile türk sözü eş anlamlı kullanılmış asırlarca)
      Kanını canını bu dava üzre adamış iken Bütün dünyaya sesleniyor! diyebiliyorsun. Kemalizmin en büyük olgusu en geçerli prensibi küçük olsun benim olsun dur.

      Batı ilerlemiş zenginleşmiş ve Dünyada hakim bir konuma yükselmiştir. Örnek almamız gerek ve bunu en iyi gören mustafa kemal paşa olmuştur.
      Belki onu buna sevk edenlerde olmuştur ki iyi yada kötü fark etmez bir kişinin hep en en en en olması böyle lanse edilmesi bana komik geliyor.

      Batılı devletler çok önemli bir adım attılar ve bu sayede yükselişler başladı.. Ne idi o ?

      Ayak bağı olan din denilen safsatayı bertaraf ermek etkisini azaltmak ve kendine uydurmakla idi. Ve Bingo!

      Sömüren bir sülükler topluluğu ortaya çıktı aç idiler ve önlerinde kocaman bakir bir Dünya vardı. Yemede yanında mı yatsaydı ?

      O nların dinleri onları kangren etmişti ve tek çare kesip atmak ondan kurtulmak idi. Öyle yaptılar!

      Senin dinin seni yüceltip en ala mevkiye getirmiş iken sen ne yaptın! ve yapmaktasın?
      Kes kes kes bitmedi mübarak!
      O mis davanın asırlarca güttüğün davacısı olduğun o mübarek şerefin bereketi ile paramparça ettiğin halde bitiremediğin söküpte atamadığın (Bir türlü) vücuduna tiskinti ile bakmaktasın.
      Oysa:
      Sen asla kangren olmadın asla kesmen gerekmiyordu çok çare bulabilirdin ama?

      istemedin küçücük olsun benim olsun dedin DEDİRTTiN.

      Körü körüne atatürk diyenlere...
      Gerçekten denilenin yüzde biri kadar bile büyük olsaydı bukadar hiç küçük düşünürmüydü?
      Gevur oğlu gevur atomu parçalarken biz jandarma zoru ile şapka giydirme telaşında idik .

      Her şey önünde olduğu halde düşünmeyen bir insandan daha tiskindirici bir mahluk düşünemiyorum İblisin kendisi hariç.

      Ceddimiz nelerle uğraştı biz nelerle uğraştırılıyoruz.

      Sil
    3. Yeni doğmuş bir çocukla oynasan bu tarihçiliği, anlayacağım; ama insan bir utanır, sıkınır yahu.

      Küçük olsun, benim olsunmuşmuş. Eğer Mustafa Kemal ve idare ettiği hareket bu felsefede olsaydı, Sevr Antlaşması'nı kabul eder, hiç kan filan dökmezdi. Misak-ı Milli'nin sınırlarına en yakın toprak parçası elde edilene kadar hiçbir antlaşmayı kabul etmediler ve bu uğurda kan döküldü. 21.Yüzyılın Türkiye'sinde, elinde kahvenle tarihçilik oynamak kolay tabi...

      Jandarma zoru ile şapka giydirilen hiçbir vatandaş yoktur. Sadece devrim karşıtlarına yönelik cezalandırmalar olmuştur. Şapka taktığı için idam edilenler diye tarihi bir gerçeklik de söz konusu değildir, ''şapka devrimini bahane ederek ayaklanma çıkartma, Erzurum'da ve Trabzon'da hükümet binası basıp memurları öldürme'' olayı yüzünden idam edilenler vardır. Bu isyanı çıkaranlar ve idam edilenlerin başında ise eski Osmanlı Şeyhül İslam'ı vardır. Bu Şeyhül İslam, Türk orduları Yunan'a karşı savaşırken, İngiliz uçakları ile halka fetva dağıtmış ve bu fetvalarda ''Yunan ordusu namusumuzun bekçisidir. Milliyetçi hainlerden olmayınız. Yunan ordusu bizim için savaşıyor'' demiştir. Halk bunu yer mi? Yemez. Kızlarına tecavüz eden, köylerini yakan, erkeklerini kurşuna dizen Yunan ordusunun namus bekçiliği yaptığını söylemek şerefsizliğin alasıdır çünkü. Bunun üzerine Denizli Müftüsü karşı fetva yayınlar ve 158 din adamı, M.Kemal'in safına geçer.

      Ceddim dediğin şahıslar Osmanlı olacaktır ki son Osmanlı padişahı döneminde, tecavüzcü Yunan ordusunun namus bekçisi olduğu fetvaları yayınlanmış, İngiliz diplomatları ''Böyle hain bir devlet adamı hiç görmedim'' diye notlar düşmüş, kadınların giyimlerini kararlaştırmak ve etek ölçülerini/türlerini filan denetlemek üzere cemiyetler kurulmuş, Osmanlı Sadrazam'ının yolu İngiliz bir ''subay'' tarafından kesilerek tutuklanmıştır.

      Osmanlı ceddimizdir, doğrudur. Ancak Selçuklu'nun ceddimiz olmasından farkı yoktur. Artık yeni bir devlette, yeni bir düzende yaşıyoruz. Bunun gerekliliğinin farkında olmayanlar, tarihin çarkları arasında ezilecektir.

      Sil
    4. Masonluk ne zamandan beri bir din oldu da, ne zaman kitap indi de haberimiz olmadı? Adam düpedüz Allah' ı inkar ediyor, haşa "ikra bismi rabbi savsatası" diye kendi el yazısını da mı görmediniz Atatürk' ün? "Hırkasıdır diye bir palaspareyi (paçavrayı) altın sandığa koyup halife olmuşlar" diye el yazısını da mı görmediniz de diycem ama, adamın kendi sesinden videosu var onu bile inkar ediyorsunuz :) Sahte diyenler oldu, meclis kayıtlarını gösterdik. Çıkar yol bulamayınca "olsun ben Atatürk' ü seviyorum" diyip 6 yaş seviyelerine geri döndüler.

      Atatürk' ün masonlar tarafından öldürüldüğüne inanıyorum. Çünkü masonlukta bir yaratıcıya inanılma zorunluluğu var. Atatürk insan yaradılışını "İnsan hiçbir ilahi(doğaüstü) gücün etkisi olmadan tamamen tabiat tarafından yaratılmıştır" diyerek özetlemiştir. Bu da mason inanışına ters olduğu için masonlarca uyutulmuştur. Araştırın görün...

      Sil
  49. sewgili 3. sahis ataturk mason diilse neden turk kadininin basini actirdi kuran harflerini kaldirip yerine latin harflerini getirdi. neden cumhuriyet doneminde sarik,kadinlarin carsafi neden kaldirildi soylesene sakin bana yenilik deme yenilik islamin onune gecemez

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Alfabenin değiştirilmesi Osmanlı'nın 200 yıllık hayalidir. Sarığıda 2,Mahmud kaldırmıştır. Tüm yenilikleri başlatan ceddimiz Kanuniler, Selimler 2,Mahmudlardır. Mustafa Kemal onların hayallerini gerçekleştirmiştir.2.Abdulhamid'in en büyük ideali laik eğitim okulları açmaktı.( ki bu okullardan M.Kemaller yetişti.) 1856 yılında Avrupa birliğine resmen giren Osmanlı'dır. Ya biraz tarihi bilin artık ya... Peki bugün neden islami kesimin %99 u çarşafı değilde.. başörtüsünü savunuyor... Doğrusu çarşafsa niye çarşaf değilde komik bir başörtüsü örtülüyor...

      Sil
  50. tebrik ederim sizi.Sabahtan akşama kadar bilgisayar başında oturup böyle uyduruk yok o faşistmiş yok masonmuş cart curt işleri araştıracağınıza ders çalışıp kitap okuarak geçirseydiniz vaktinizi şimdi türkiye siyasi oyunların entrikaların içinde kalmış bir ülke değil ilim fen yolunda ilerlemiş bir ülke olurdu .Atatürkün öldürülmesiyle ilgili yazılan şeyler doğru olsa ne faydası var, yanlış olsa ne faydası var .Sanki bunları yazınca bir şey oluyormuş gibi.Bu anlattığınız safsatalara karşı şu durumda yapabileceğimiz tek şey kafalarımızı çalıştırıp bilim yolunda ilerlemeye çalışmaktır.bu anlattığınız kişilerin çoğu zaten bilim adamı değil mi ? Yani bu onların bu gücü nereden elde ettiklerini açıklamıyor mu ?Okullarda eğitim berbat durumda .Bunun temel nedeni her ne kadar eğitim sistemi olsada öğrencinin de bu konuda bir şeyler yapması gerekir. 7. 8. sınıfa gelipte okumayı daha yeni söken normal zeka düzeyinde çocuklar var eğer Türk milleti böyle oturarak yargılamayı seven bir millet olmasaydı zamanında hristiyanların yahudilerin yaptığı gibi önce sanat bilim gibi alanlarda ilerleyebilseydik bunların hiçbiri olmayacaktı oturduğumuz yerden olmuyor bu işler buraya ne kadar yazsanız boşuna. Geçmişi geri döndüremiyoruz hazır fırsat varken bari geleceği de kaçırmayalım.

    YanıtlaSil
  51. Şimdi...her şeyden önce şunu söyleyeceğim yaşım küçük olabilir(13 yaşındayım)ama inan bana okudukça daha iyi anlayabilecek bi yaştayım.çoğu büyüyğe göre kafam boş olduğu için bunları anlayabiliyorum sanırım.tamam bu roths'lar neredeyse dünyanın kurulmasına öncülük etmiş olabilir ama bize anlatılan kısımda atatürkten basit bi rum aileden geldiği o zamanki her aile gibi mektebe ilkokula gittiği söylendi.Ki bu nasıl yanlış olabilir ki?eğer bir millet atasını tanımazsa nası millet olabilir ki?yönünü kaybeden ceylana dönersin ki bu hiç iyi bi şey değil inanın!!!eğer bana gerçek öğretilmezse ben napabilirim ki?sana bile inanamayabilirim .ünkü internettesin yani senin ne olduğunu bilmeden bu bilgilere nası inanabilirim ki?yeterli kanıtlar sunmuş olabilirsin ama sende bu işlerin içinde olup ONLAR tarafından görevlendirilmiş olabilirsin değil mi?bir şeylerin bilinmesi için görevlendirilmiş olabilirsin...ayrıca buna önyargı desende demesende umurumda değil!!!bence sen çokda büyük olamazsın...çünkü ne 80 nede 70 kuşağı bu tarz sözcükleri bilebilir...sen ancak 90 kuşağı olabilirsin ama hiçbir 90 kuşağı da bu işin içine girecek çalışkanlığı kendinde bulamaz.adım kadar eminim.Demek ki bu işlerle gerçekten bi ilgin olduğunu gösterir.sen bu işin içindesin...hemde en diplerindesin...görülemeyecek kadar dipte...bunu anlamak o kadarda zor değil...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Atatürk, Rum bir aileden geliyormuş. ''Vay be'' diyorum yalnızca.
      Öyle bir şey söz konusu bile değil ama hadi oldu diyelim, sana ne? Bize ne?
      Adam Türk milletinden olmak için kan şartı değil, kültür şartı aranacağını bas bas belirtmiş bir adam. Çünkü ''Türk''ü bir ırk sanan cahiller sürüsünden değil.

      Diğer eleştirilerin ise cevap arayan nitelikte değil. O yüzden yanıt verme gereği hissetmiyorum.

      Sil
    2. biliyo musun?zaten o diğer eleştirilerim cevap istemiyo o yüzden ister yanıt ver ister verme zerre umurumda değil...sadece senden doğru düzgün birkaç yanıt istiyorum.bana kızmadan dediklerimi boş ve anlamsız bulmadan önce.(ayrıca "vay be"demeden önce) sanırım demek istediğimi anlatamamış olabilirim.o yüzden özür dilerim(buda tek özür dileyeceğim şeydir)eminim içinden geçiriyorsundur"Bide çoluk çocukla uğraşıyoruz" düşünmüyosanda canın sağolsun.heryerde bişi yazıyor bişi söleniyor.illüminati veya yeni dünya düzeni...bunlarla ilgili doğru bilgi edinmek için kitaplar arıyorum ama almadan yada bakmadan önce durup bi düşünüyorum acaba bunuda onlar bilerek mi yazdırdı diye.... bunu haklı bulmalısın sen dahil hiçbişiye güvenmiyorum.sadece okuyorum beynimde ölçüp biçiyorum bana göre doğru olanları kabul ediyorum(bana göre si olmasada bu işin)bu konuda yardımcı olursan daha çok sevineceğim...vay be demeyip yanlışlarımı vede gerizekalılık yaptığım noktaları söylersen inan bana daha çok sevineceğim...cevap versende vermesende saol!

      Sil
    3. Düzgün yazmayı ve karşındakine hitap etmeyi öğrendiğinde, bu sorularına yanıt alabilirsin.

      Öğrenmekte geç kalmaman dileğiyle...

      Sil
    4. Peki bana okulumda öğretildiği kadar düzgün yazmaya çalışacağım.Hitap şeklim için üzgünüm.Ancak benim sorularıma yanıt verir,yanlış yaptığım yerleri söylersen müteşekkir kalacağım.En azından bildiğin kadarıyla yanlışlarımı söylersen bende doğruya yönelebilirim umarım.Bu sefer elimden geldiği kadarıyla düzgün yazmaya çalıştım.Eğer "hitabımı beğendiysen"sorularıma bir cevap istemekteyim.

      Sorularıma cevap vermen dileğiyle...

      Sil
    5. Ayrıca ilk yazdığım yazıda M.Kemal'in Rum bir aileden geldiği bu yüzden Türk olup olmama mevzusunu söylemek istememiştim.Bize sadece doğru bilginin verilip verilmediğini sormak istemiştim.Okuduklarımda M.Kemal'in gittiği okulun sadece sebetayist ailelerin çocuklarını aldığını gördüm.O yüzden basit bir RUM ailede vurgu yapmıştım.Basit bir okuldada...Olsun önemli değil...En azından hitabımı düzelttiğin için teşekkür ederim.

      Sil
  52. İnşallah bütün türk gençleri yakında senin gibi düşünür Atatürk'ün nasıl bir müslüman olduğunu Rabbi'm ve bizler biliyoruz bunlar fetocu işte belli oldu. tc de fetocular yüzünden yobaz bi devlete dönüşecek. atatürkçü bi gençle nurcuyu yanyana getr atatürkçü daha kapalı duruyo kafayı kapatp g.tü başı açıyolar yazık size yazık :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu tarz sınıflandırmalar yapma sevgili Adsız. Sonucu herkese zararlı olan kutuplaşmaya dönüşür...
      Atatürk'ün nasıl bir müslüman olduğu veya olup olmadığı kimseyi ilgilendirmez, Allah dışında.

      Sil
  53. 1-)Bazı söylemlere katılıp bazılarına katılmamak elde değil doğrusu. Yaptığım araştırmalar sonucu o kadar farklı ve çarpıtılmış bilgilere eriştim ki tam manasıyla ortada bir anlam kirliliği bulunmakta.Kimisi Türk tarihinin yahudilikle bir olduğuna değiniyor kimisi kızılderili.Bazısı ise kılıç zoruyla islamiyete geçirildiklerini asimile edildiklerini. Fakat ortada bir sıkıntı var ki. Türk medeniyetleri dağınık hallerinden toplu ve belli bir disiplin neticesinde hareket ettiğinden beri dünya hükümdarlığına oynamışlardır. Bunda ki esas ise islam ahlakından kaynaklanmaktadır. Çünkü islam bugün gösterilmeye çalışılanın aksine sosyalist bir ahlaka sadık kamış, insancıl barışçıl, bilimselliği ve mantığı kendi öz iradesinin merkezine oturtmuş bir olgudur. Gelgelelim şeriat ise şuan itibariyle şeriat ismi ile uygulanması mümkün olmayan ve bozulmamış yanlış aksettirilmemiş ifade ile en doğru kurallar silsilesidr. Fakat her olguda olduğu gibi bir fikride çürüten iki ana düşman vardır. Bunlar içten olan düşmanlar ve dıştan olan düşmanlardır.(kendi içerisinde dallanıp budaklanıyor.) Gelgelelim sistemsel kavgaların tam ortasında masonluk ve bunun çıkış amacına. Yahudilerin dünyaya sahip olma hırsları ve sahip oldukları anlaşılmaz egoları Hz Musa (A.S) zamanından hatta Hz Yusuf (A.S) zamanında başlamış ve günümüzde deeski hırsını korumaktadır. Kendi müjdecileri tevratta bahsedildiği halde halis tevrata inananlar dışında kalan yahudiler ve diğerleri hiç bir zaman Hz.Muhammed (S.A.V)i benimsemeyeip tanımamışlardır. Fakat şöyle de bir gerçek var ki onun ilim ve ışığına irfan ve edebine zarar verecek ve davasını baltalayabilecek hiç bir güce sahip olamamışlardır. Ta ki vefat edinceye kadar. İşte o zamandan başlayan içerisine aleviliğin, bektaşiliğin, (yeniçeri ocağının ki bektaşilik hakim) karakaşiliğin,sebateyistliğin,masonluğun,bilderbergcilerin vb. hepsi zehirli birer sarmaşık olan ve şu anda tüm dünyamızı kuşatmış olan bu tüm zehirlerin tek ortak noktaları vardır ki. yahudiye hizmet. Unutulmamalıdır ki bu yukarıda bahsettiğim olaylardan hiç birisini yahudi diye tanımlayamazsınız. ki yahudi bıyık altından sende bendensin derken kendi öz bilincinde ve aynı kategoride olamayacağını içten içe biliyor ve sadece onları birer piyon olarak kullanıp işine gücüne bakıyor. İllüminati denen aydınlık kişilerden oluşmuş bir takım zerzavat hırıstiyanlığı da aynı müslümanlığa yaptığı koşullarda çürütmeye çalışmış ve henüz müslümanlıkta bu emeline ulaşamamış ve ulaşamayacak olsa da hırıstiyanlığı bir simge haline getirmiştir. İllüminati ve rönesans etkisinin sonuçları olarak yaklaşık 400-500 yıl sonra aynı oyunu değişik piyonlarla alevilik, bektaşilik gibi olguların içerisine sızarak elde etmişlerdir. Hz. Hüseyin ve Hz. Hasanın şehit edilmesi olayı yani kerbela olaylarıyla şu günkü alevilik olguları arasında o kadar bağıntılı olaylar vardır ki. mezhepler tarihini araştırıp bu kanıya sizlerinde varabileceğini düşünmekteyim.Bektaşilik kavramı yine Hacı Bektaş-i Veli efendinin kurduğu sistemli işleyen kurumlardan birisiydi. Ta ki yeniçeri ocağının temelini oluşturduğunu anlayarak ve buna sızıp içi kof bir yapıya dönüştürmenin Osmanlının yaralayıcı ve öldürücü pençesi olan yeniçeri ocağını çürütme gayesiyle ona saldırana kadar. Yeniçerilerde kendilerini kaldırmak isteyenlere aynı masonlar ve diğerlerinin yaptığı gibi ölümle cevap verdiler. (devamı altta)

    YanıtlaSil
  54. 2-)Kendileri dışında tüm milletleri onların kölesi olduğuna inanan bir milletten bahsediyoruz. Yahudiler. devlet kuramadıkları halde binlerce yıldır var olmuş ve günün koşullarına her daim bukalemun edası ile uymuş ve görünüşte değilime uğradığı sanılsada öz ile halen eski hasletlerini sergileyebileceği ortamlar oluştuğunda bir virüs gibi canlanmaktalar. Sistemli işleyen yapılanmaları ve davaları olarak gördükleri şeye ölümüne ve o nispette gizli kalan bir millet. Dünya daki tek egemen gücün kendi olduğuna inanan ve bu uğurda hiç bir engel tanımayan bir millet. Hz Musa (A.S)nın onlara Allah tarafından vaad edildiğini söylediği topraklara ulaşma arzuları her daim canlı kalmıştır. Ve Osmanlı devleti aslında bu çözülmeye yeni ilim insanları ve Kur-An gereklerinden bir anlık gaflette bulunup ayrı düştüğü anda yere serilmiştir. Kanuni zamanında başlayan bu çözülme II.Abdülhamit zamanına kadar olağanca hızıyla sürmüş ancak o da ancak yavaşlatmıştır. Sonucunda her tarfında fellik fellik kurtlanan et gibi kurtlanmış yapı daki ülkemin bölünmesi yok edilmesi, ve asimile edilmesi emeline kısmen de olsa ulaşılmıştır. Bugün topraklarımızda bir yahudi devleti kurulmuş. Sahip olmaya çalıştığı alanlar onun parasal yüzü ve günümüzün süper gücü olan Amerika tarafından kontrol altına alınmıştır. Uunutmayın ki dünyanın çivisini yerinden tam manasıyla çıkaramamışlardır. Buna engel olan 2 adet unsur mevcuttur. 1.si uykuda uyuyan ve kendi sonunu seyrede syrede ölümü bekleyen Türkler 2. si ise fars uygarlığı olan İranlılar. Bu iki milletde varoluş sürecinden beri kimyası açısından birbirine benzeyen özeliktedir. Ancak ne yazık ki biz Türkler uyutulmuş kandırılmış avrupanın oyuncaklarıyla avunmaya çalışmış ve kendi öz bünyemiz de hasıl olan benliğimize özümüze vakıf olamamış bekliyoruz. Ve top tüfekle yapılamayacak olan yozlaştırma ve asimile işleminin tamamlanmasını bekliyoruz. Bu aşamadan sonra şu anda yahudinin yapamadığı ancak gölge gibi üzerinde olduğu ortadoğuda devir teslim töreni yapılacaktır. Şu masonmuş bu sevi imiş bu karakaşi imiş diye tartışma evresin de olmak güzel birşey fakat bu güzelliğin sadece kalıpta kalmaması içimizde ki hamura karışması gerektiği kanaatindeyim. Hiç kimsenin birbirine birşey ispatlamasına lüzüm ve mahal yoktur aslolan ilimin peşinden gidebilmek ve doğruyu bulana kadar mücadele etmektir.Doğru yolu bulmanız ve iç ferahlığa ermeniz dileklerimle. (anti parantez arada bazılarının yazmış olduğu Hitler olayına katılmıyorum ve hitlerin mossad adına kullanılan ve yahudi olan bir şahıs olduğu kanaatindeyim.

    YanıtlaSil
  55. ben aleviyim ve Atatürk'ün hiç alevi olduğunu duymamıştım ve şunu belirtmek istiyorum evet biz cemevlerinde elimizi göğsümüze koyarız ama biz mason değiliz eğer düşünen varsa onlara duyurulur:)

    YanıtlaSil
  56. Üçüncü Şahıs Kardeşim veya Abim Yobazlara Verdiğin Savaşında Allah yar Ve Yardımcın Olsun.

    YanıtlaSil
  57. ücüncü şahıs kardeşim işin zor..yaşım 40 oldu 40.000 kişiye anlattımda senin anlattıklarını hala aynı safsata..kalbin yüregin ferah olsun kardeşim yanlız degilsin fikirlerinde düşüncelerinde nereden nasıl denk geldi bu sayfa bilmiyorum ancak bu konuda arayışlarım direnişim hiç bitmedi bitmeyecekde..

    not: selçuklu yıldızını bilmeyenler hala var görüyorum...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Esasen Selçuklu yıldızı da değildir. Arapça ismi ''Rub el Hizb''tir ve Orta Asya'da bile kullanılmıştır.
      Maalesef bilmeyenler var hala... O yüzden kaldırmıyorum zaten. :)

      Sil
    2. Üçüncü şahıs ben kimim ki sizi yargılayabilirim! Ancak anlamadığım noktalarda,anlayamadığım noktaları size sormak isterim.Geçmişimizi bilmezsek evet hiçbir şey yapamayacağımız doğru ama artık biraz da geleceğe dayalı konuşsak?Yapılacaklardan planlardan bahsetsek?Lütfen beni yanlış anlamayın mükemmel değilim,olamam bu yüzden sizi yazdıklarınızdan yorum yapamam.Atatürk "mason" mu diyorlar??Siz anlatın biz okuyalım.Ama iş karşılıklı "hadi yapın,hadi görelim" boyutuna varmadan...Her şeyi bir kenara bırakıp objektif düşündüğümüzde M.Kemal'in de NUTUK'ta belirttiği gibi "semavi dinler" kavramına pek inandığı söylenemez.Ben sadece bu noktadan emin değilim...Eğer sizi itham ettiysem özür dilerim...

      Son bir şey:sekiz köşeli yıldızın İslam'da önemli bir yeri olduğunu okumuştum...Peki ya ortasındaki çember yada daire?(Açıkçası coca-cola reklamlarında kullanıldığı için biraz endişelenmedim değil)

      Yazılarınızın devamını dilerim...

      Sil
  58. sadece su soruların cevabını ver ataturkun cenazesınde neden dını hıcbırsey yok ve neden kurana gokten ındıgı sanılan kıtap dıyo neden kuran okunmasını yasaklıyo

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Atatürk'ün cenaze namazı yakınları tarafından kılınmıştır, günümüzdekiler gibi göstere göstere ibadet etmek İslam'ın hangi ilkesidir?

      Kur'an ''Semavi'' bir din olan İslam'ın kitabıdır. Semavi demek, ''Göğe ilişkin'' demektir. Müslümanlar da Kur'an ın indirildiğine inanırlar.
      Dolayısıyla gökten indiğini sanmaktadır ve öyle kabul etmektedirler.
      Sanmak sözcüğü, bir şeyin olmama ihtimalini göz önünde bulundurarak olmuş olduğuna inanmak anlamına gelmektedir.
      Kur'an'da Kur'an'ın Kadir Gecesi indirildiği yazmaktadır. Fakat gökten indirilip indirilmediği mevzusu 'sanı'lardan ve ortak kabullerden ibarettir.

      Hiçbir zaman Kur'an okunması yasaklanmamış, aksine Kur'an Türkçeye çevrilerek insanların anlaması sağlanmıştır.

      Sil
    2. verdıgın cevaplarda bıle mantık yok ben sana ne soruyorum sen bana ne cevap verıyosun konusmasında gokten ındıgı sanılan kıtap dıyo bunun semavıyle alakası yok konusma tarzından zaten kucumsedıgı bellı oluyo atatrukun geometrıyle alakasını anlatabılırmısın ?

      Sil
    3. Konuşma tarzı mı? Sanırsam Mustafa Kemal'i bu sözleri söylerken duydun da tarzı hakkında yorum yapabiliyorsun?

      Sil
    4. http://www.youtube.com/watch?v=SyovQKUgQpU&feature=player_detailpage#t=129

      Sil
    5. http://www.tbmm.gov.tr/tarihce/ataturk_konusma/5d3yy.htm al buda yazılı metni son 3 paragrafını okuyalıbilirsin

      Sil
    6. Ee, ne var bunda? Tarzında bir farklılık göremiyorum ben hâlâ?
      Acaba kendi istediğin tarzda mı anlıyor ve anlamamızı bekliyorsun?

      Birine saldıracaksan da nitelikli düşünceler ile saldır lütfen.

      Sil
    7. evet sen gormek sıtedıgını goruyosun cunku o yuzden gormuyo olabılırsın sende savundugun kısıyı koru korune savunmasan ıyı olur bence ?

      Sil
    8. Yiğidi öldürüp hakkını yememek lazım.
      Ben Mustafa Kemal'i eleştiririm de. Ama böyle zırvalar ve saptırmalarla değil.

      Sil
    9. gerçekler sana zırva ve saptırma geliyo yazında ataturkun 12 savasa katıldıgını yazmıssın bi insan nasıl olursa 12 savasta bi kursun yemez benım mantıgım almıyo ?

      Sil
    10. He gülüm he. Koca tarih yalan söylüyor, bir sen doğrusun.
      Sana daha ne diyeyim?

      Sil
    11. şavasta yanındaydın kanka şahit oldun demi :D
      Senin kafan yalnızca ınanmak ıstedıgın seylerı alıyo gerısını almıyo bosuna konusuyoz işte :D

      Sil
    12. Malesef üçüncü şahıs o koskoca dediğin tarih yalan söylüyo:) az kaldı osmanlı arşivleri hızla açılıyo herşey gün yüzüne çıkıyo ve çıkıcak az daha sabır

      Sil
  59. keşke o dönem padişahları abdulmecit han veya efendime söyliyim fatih sultan mehmet veya kanuni sultan süleyman olsaydı o zaman görürdü o avrupalı köpekler.

    YanıtlaSil
  60. keşke atatürkün elini koyduğu göğsünü değilde kurtuluş savaşında şarapnel mermisinin geldiği göğsünü tartışıyor olsaydık...

    YanıtlaSil
  61. Çok haklısın. Maalesef o olgunluğa erişemedik.

    YanıtlaSil
  62. Mason liderlerin sıralamasinda hata var
    1.Stalin
    2.Marx
    3.Lenin olcak

    YanıtlaSil
  63. Bazı yazılarını okudum ve şimdi de eleştiri zamanı, sevgili Şahıs. Kadınların, dinlerde kendi ifadenle köpek b*ku kadar (yani erkekler kadar) değeri olmayabilir; ama birazdan sana paha biçilemez kadın elimi değdireceğim. Hazır ol, orada gül bitecek.

    Herşeyden önce, keşke okuduğum 10'un üzerinde yazıda bilmediğim bir detayla karşılaşsaydım. Fakat, yazılar daha ziyade konu hakkında hiç bilgisi olmayan veya az bilgisi olanlara hitap etme amacı taşıyor gibi durduğundan, bunu eleştiriden saymak adaletsizlik olur. Asıl eleştiri ise şu süper-gıcık üslup üzerine yapılmalı herşeyden önce. Üzerine fazla gitme niyetim yok; çünkü hiç bir şey değilse bile, en azından insanlara bazı gerçekleri aktarma çaban var. Yine de üslubunun embesil bir kıro gibi olması gerekmiyordu doğrusu. Alaya almayı severim. Hatta bütün hayat alaya alınmalıdır ki, insan kendini kaptırıp saçma şeylere değer verir hale gelmesin; ama alaya almak ayrıdır, bildiğin embesil bir kıro gibi hitap etmek ayrıdır, sevgili Şahıs. Hayır, ''ışık huzmesine'' ısrarla ''ışık süzmesi'' demenden bahsetmiyorum, GENEL hitap şeklinden bahsediyorum.

    Çoğu insanın beyinlerini kapalı tuttuğunun farkında olup da onları fırçalamak sorun değildir; fakat koca dünyada bu bilgilere sahip tek kişiymiş gibi davranmak biraz sorun oluyor açıkçası. Benim açımdan mı sorun oluyor? Ne alaka? Beyinlerini kapalı tutanlardan gerçekte çok da farkın olmadığını kanıtladığından, epeyce bir SENİN problemin oluyor aslında. Bunu geçelim; ortalama bir insanın epeyce ötesinde açık fikirli davranıp tüm bu gerçeklere erişebilmiş, araştırıp düşünebilmişsin, bu harika. Fakat, yardımcı olayım; dünyada bunu yapan sadece üç-beş kişi yok. Tahmin edemeyeceğin kadar çok kişi var. Yok eğer tahmin edebiliyorsan, biraz ona göre davran ve ''Ah, kahretsin; bu bilgilere sahibim; insanları bilgilendirip dünyayı kurtarmak bana kalıyor artık!'' modundan çıkıver. Zira bu mod insanı bir ''fanatik'' yapar. Evet, şu sevimli Illuminati kartlarındaki gibi...

    Süper kahraman modu fanatiklik olduğu için otomatik olarak düşmanlardan nefret ettirir. Nitekim kızgınlığını görüyoruz da... Gaga'ya Maga'ya sataşana kadar, anlaman gerekiyor ki onlar da beyinleri yıkanmış, zavallı, ACI ÇEKEN kurbanlar. Ha kalkıp da bu sefer o kızgınlığı sadece merkeze yansıtırsan, o da olmaz. Bu sefer onlardan farkın kalmaz. Nefretle kızgınlıkla onlarla savaşamazsın, onlardan biri olursun ancak.

    Bir de olgun bir ruha yakışacak şekilde kendi bilinçsiz ikiyüzlülüklerimizi fark etmeliyiz ki, bu bazen çok zor olabilir. Bu noktada da başkaları bize kendimizden daha iyi yardımcı olabilir bazen. ''Ben kim miyim? Ah, önemli değil, bebek!'' tarzın içerisinde kendince inandığın bir samimiyet olabilir; ama daha derine bakarsan, aslında kendini MARKALAŞTIRMA çaban her noktada kendisini belli ediyor, sevgili ''bendeniz üçüncü şahıs, takibe devaaaaam, bebek!''... Bu mücevher değerindeki eleştirilerden bir şey anlıyorsan eğer, aferin sana! Hımm... Bak, şimdi aynı senin gibi bir laf ettim! Belli bir bilgi sahibi ve bundan dolayı UKALA ve bu bilgiye sahip olmayanları yardım edip bilgilendirme işlemi sırasından küçümseyen, gizemli bir maske ardında isimsiz kalan, ama aslında kendisini özel bir şekilde markalaştırarak önemli ölçüde ego tatmin eden bir kişi oluverdim! Evet; ben, SEN oluverdim bir anda. Ne tuhaf, değil mi?

    Devam edeceğim...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. (Evet, çok muhterem karakter sınırlaması sağolsun, bu şekilde devam ediyoruz.)

      Lütfen kızmayalım; çünkü bunları tamamen bilinçli olarak yapmadığını biliyorum. Yardım etme amacının samimiyetine içtenlikle inandığının farkındayım. Ben sadece bunun altındaki egonu sana bir kademe daha derinden fark ettirmek istiyorum. (Neden istiyorum, belki sonra anlatırım.)

      Aslında insanlara yardım ederken kendi vicdanını rahatlattığının farkında olmalısın; yoksa olmamalı mısın? İşte oradaki ego, kendini markalaştırırkenki egonla AYNI aslında. Bu dünyada hiçbir kelime ile tanımlanamayacak iğrençlikler yapıldığı doğru; ama onlara bakıp drama kraliçesi moduna girmek ve ''Durun insanlık, sizi bilgilendirip dünyayı kurtaracağım! Ah, o şerefsizleri durduracağım!'' moduna kayıvermek, aslında vicdan rahatlatan egodan fazlası değildir. Tüm bunları fark edebilmek zordur ve insan bunları bilinçsizce yaptığı için suçlanamaz. Ben sadece farkındalık sağlamaya çalışıyorum.

      Şimdi dikkatini rica edeceğim: Aslında ne yapsan, bu dünyada BOŞ. İnsanların bilgilendirilmesi gerekiyor, evet; ama aynı zamanda hiç de GEREKMİYOR. Çünkü dünyayı yöneten o şapşalları hepimiz bir araya gelsek de durduramayız; ellerindeki güç muhtemelen tahmininden bile öte. İnsanların bilgilendirilmeleri gerekmiyor, onlar tarafından tamamen ve tamamen köle edilmeleri, yani o şapşalların, amaçlarına TAMAMEN ULAŞMALARI GEREKİYOR. Neden mi? Çünkü ancak o zaman hepimiz için bu saçmalık sona erecek. Anlamalısın ki, çoğu zaman bir b*k öğrenmek için o b*ka batmak gerekir. Kehanetler olduğu gibi çıkacak. Tüm insanlık teklik altında tamamen köle edildiğinde ip kopacak. O an gelmeden o ipi koparmanın imkanı yok kısacası... Eğer anlayabiliyorsan; sana demiyorum ki ''vazgeç''. Hayır, lütfen tüm gücünle insanları bilgilendirmeye devam et; fakat boş yere kendini çok da kaptırma. Çünkü, belirttiğim gibi, olacak olan, zaten olacak. Tek yol bu. Eğer içinde ışık varsa, karanlık hakkında bilgi edinmene bile gerek kalmaz. İnsanları bilgilendirmek iyidir; ama en kestirme yol, içlerine ışık katmaktır... Ve bir fanatik olarak bu yapılamaz.

      Sil
    2. (Dur-durak bilmiyor ve hala devam ediyorum.)

      Açık fikirli yapın sayesinde epeyce bilgiyi kucaklayabilmişsin; fakat daima daha derin sular olduğunu unutmamalısın. Daha derine inebilseydin; aslında sıkıca sarıldığın dininin dünyayı yöneten şu şapşalların inandığı şeylerden farksız olduğu ortaya çıkacaktı. Hiç gevelemeyeceğim ve doğrudan konuya gireceğim; ister al, ister alma: Uzaylılar şapşal kafalı çizgifilm karakterleri değildir. Tamamen gerçektirler. Bütün dinler de bir grup uzaylı, yani dünya dışı varlık tarafından yaratılmıştır. O uzaylılar bütün insanlığı genetik olarak düzenleyen aynı varlıklardır. O bahsettiğin aileler de doğrudan o uzaylıların liderlerinden birinin kanından gelmektedir. Adlarından biri ''şeytan'' olan ve bir diğer baskın lider tarafından ''kötülüğün anası'' ilan edilmiş uzaylının kanından... Bu iki uzaylı lider, dünya üzerindeki otorite için çok çatışmıştır. Yoksa savaşı kazanan lider öbürünü niçin ''kötülüğün anası'' ilan etsin, değil mi? Evet, anlayacağın kazanan lider senin ''Allah'' dediğin varlık oluyor. Şeytan da onun sevgili rakibi olarak bu dünyadan hiç vazgeçmedi tabii. Ne büyük saçmalıklar, değil mi? Oysa eminim ki senin yazılarını da koca birer saçmalık olarak görenler çoktur. O halde belki sen de daha fazla bilgiye kendini açmalı ve dediklerimi bir araştırmalısın. Kanıtlar Illuminati kanıtlarından bile daha bariz. TAŞLARA KAZILI... O derece... Herneyse; hiç düşündün mü? Tevrat'ı uygulamak için (vaat edilmiş toprakları almak için) o kadar çaba sarf etmiş şu şapşallar Tevrat'ın ''öldürmeyeceksin'' emrini trilyon defa çiğnerken niye hiç duraksamadı? Çünkü Tevrat filan hikaye; tüm diğer sözde ''kutsal'' kitaplar gibi... Onlar koyu dindar filan değiller. Kanını taşıdıkları lideri takip ediyorlar sadece. Öbür lideri takip eden sen ve senin gibi tüm Müslüman, Hristiyan vs. tiplere de dayanamıyorlar tabii. Oysa aptallaştırdıkları insanlardan hiç farkları yok. Bir s*ktiğimin kanı uğruna bunca zamandır k*ç yırtıyorlar, önemli olanın kan ve et değil de, ruh olduğunu anlamadan...

      Araştırmaya karar verirsen belki tüm dediklerimin inkar edilemez kanıtlarını bulabilirsin. İşte o zaman sakın boşluğa düşme. ''Allah'' adlı bir uzaylıya ya da ''Şeytan'' adlı bir diğerine muhtaç değilsin aslında. Bir Tanrı, gerçek Tanrı var çünkü. O da herkesin ve herşeyin (çok derinlere gömülmüş dahi olsa) içinde olan sevgidir. O, ne elle tutulabilir, ne de milleti yargılayıp cennete/cehenneme yollamayı bilir. O, ne ırk ayırımı bilir, ne de cinsiyet... Bu yüzden gerçek Tanrı gerçekten de sevgidir. Şapşal bir uzaylı istediği kadar kendisini ''sevgi'' ilan etsin, aslında ''her kötülüğün anası'' ilan ettiği Şeytan'dan zerre kadar farkı yoktur.

      Bol şans.

      Sil
    3. Üslup konusundaki eleştirileri dikkate aldığım için sonraki yazılarımda üslubumun nasıl değişmiş olduğunu kendin de göreceksin sevgili Ordaki.
      Zira senden önce de bu konuda beni uyaran çok dost oldu. Deneyimsizliğime veriyorum.

      Sen hangi Allah'lı dinden bahsediyorsun bilmiyorum, zira benim Allah'ımın dininde bahsettiğin tarzda bir kötülem yok.

      Din ve dini görüş, bireysel ve kutsaldır. Bunun farkında olduğum için senin inanmakta olduğun şeylere dair herhangi bir girişimde bulunmayacağım, senin yaptığın gibi...

      Senin Allah'ın bir uzaylı olabilir; fakat benimki bir ve tek Tanrı'dır.
      Ve ben, her varlık gibi, o Tanrı'nın özünden kopmuş bir parça olduğumun bilincindeyim.
      Özümdeki sevginin de bu yüzden var olduğunun farkındayım.

      Araştırmaya karar vereli çok oldu...
      Gerçekle örtüşen ve nitelikli bir araştırmaya sen de karar verirsen, daha çok şey paylaşabiliriz sanıyorum.

      Şahsi fikirlerinle şahsıma yönelik eleştirilerinden çok nesnel tutumla yönelteceğin her oku keyifle bekliyorum.

      Şen kal...


      Sil
    4. Üzgünüm; biraz fazla ''direkt'' bir tavrım var. Şimdi düşününce, biraz daha detay vererek açıklama yapabilirdim. Öncelikle, evet, üslup konusunda iyi yönde bir kapasiten olduğunu fark ettiğim için eleştirmiştim. Örneğin, ilham aldığını ifade ettiğin şu ''Sikkofield'' takma isimli şahsın yazılarına göz attığım zaman tek bir yazısını dahi bitiremedim. Tek kelime ile embesilliğin ve kıroluğun kitabını yazmış. Ve hayır, hakaret etmeye çalışmıyorum; gerçekten de öyle; bunun başka bir ifade şekli yok. Dolayısıyla, bana göre o umutsuz vaka oluyor; zahmet edip ona eleştiri bile yazmadım. Burada ifade etmeye çalıştığım şey, sende ondan çok daha fazla umut görmüş olmam.

      Şimdi, sonraki konuya geçelim. Aslına bakacak olursak sadece din değil, pek çok konu bireysel düzeyde epeyce hassas olabilir. Bu kişiden kişiye değişir. Hassasiyetlere saygı duymak insanlığın gerekliliklerindendir kuşkusuz; fakat zaten ben de bunun bilincinde olarak çok kısa biçimde bir açıklama ortaya koydum ve hatta saçmalayarak herhangi bir kaynak bile belirtmedim. Kaynak belirtmek istediğim şu anda aklıma sayısız şey doluşuyor. Ben önceki yazıda ifade ettiğim Tanrı fikrine çok uzun zamanda, çok fazla araştırmanın ardından, tam manasıyla ''tırnaklarımla kazıyarak'' ulaşmıştım. Sonradan aynı fikre ulaşmış pek çok insan daha tespit ettim ve kaynak belirtmelerini istediğimde şu cevabı aldım: Zecharia Sitchin... Görünüşe göre en başından onun kitaplarını okusaymışım o kadar araştırmama gerek kalmayacakmış; fakat kendi kendime gerçeği keşfettiğim için yine de memnunum. Tanrı'yı tanımlayışını çok beğendim. Zaten benim Tanrı'm da tam olarak O'dur. Herkesle ve herşeyle bir olan... Bunu önceki yazımda açıkça ifade ettim sanıyordum. Benim Tanrı'm hiçbir zaman bir uzaylı olmayacak. Zaten tam olarak işte bu yüzden bilinen dinleri reddettiğimi de tekrar açıkça ifade etmek istiyorum. Dinlerin sabit, sınırlı ve çok kişiselleştirilmiş bir tanrısı bulunuyor. Korkarım önceki yazımda ifade ettiklerimi destekleyen kanıtlar elimizle kenara savuramayacağımız derecede ciddi. Hatta, komik bir biçimde, bir noktadan sonra insanın gözleri açılınca görüyor ki, üç aynı kaynaklı din, yani ''İbrahimi/Abrahamic'' dediğimiz dinler de (Musevilik, Hristiyanlık, İslam) kitaplarında bu fikri destekliyor.

      Sil
    5. Kesinlikle Tanrı konusundaki fikrini değiştirmeni ya da farklı bir gözle bakmanı öneriyor değilim. Bu hem saçma olurdu; hem de zaten gerek yok. Belirttiğim gibi, benim Tanrı'm da tam olarak senin ifade ettiğin gibi. Aradaki tek fark, benimki bir dine bağlı değil... İfade edecek başka sözüm yok. Sadece şu var ki, binlerce yıllık taş tabletlere kazılı ve ''efsane'' adını verdiğimiz çeşitli şeylerden bahseden kaynaklara karşı çok cahilce davranıyoruz. Onlara, çok ''uçuk'' bulduğumuz olaylardan bahsettikleri için tamamen ''masal'' gözüyle bakıyoruz. Oysa onları yazan insanlar boş yere onları taşlara kazıyıp en güvenli yerlere yerleştirmedi. Eğer masal yazsalardı bu kadar özenmezlerdi. Onlar çok özendiler, çünkü tarihi belgeliyorlardı. İşte bu çok önemli bir gerçektir. Ve onlara bu şekilde baktığımız zaman tüm o ''uçan disk/uçan araba'' ile aslında barizce uzay araçlarını kast ettiklerini anlıyoruz. Bütün bilgiler birbirine bağlanıyor. Sümerler'den başlıyoruz, Yunan ve Mısır ''mitolojisine'' dek bağlantılar görebiliyoruz. ''Mitoloji'' kelimesini vurguladım, çünkü orada da bir hile var. İnsanlar sonradan üzerine saçmalıklarını katmış olsa da, mitolojik öyküler de temelde gerçeklere dayanıyor. Örneğin, kutsal kitaplardan birinde ZEUS'un varlığı açıkça onaylanıyor ve mitolojiden tanıdığımız o figür, bizzat Tanrı'nın azizlerinden birisi olarak karşımıza çıkıyor. Şimdi tekrar o üç dinin aynı kaynaklı olduğunu anımsayalım. Her ne kadar yine insanlar tarafından eklemelere-çıkarmalara maruz kalmış olsalar da, tüm kitaplara şüphe ile baktığımızda bile, orijinal olma ihtimali ağır basan bölümlerde de durum tamamen aynı.

      Herneyse, sanırım ben bilgiyi ortaya koydum. Tabii ki de hiçkimseyi bu bilgiyi kabul etmesi için zorlayamam; fakat araştırma yapmak güzeldir ve ben sadece bizzat kendi güvenilir bulduğun kaynaklardan bir araştırma yapmanı tavsiye edebilirim ve günü gelince bulgularını burada görmek kuşkusuz insanlara katkı sağlama konusunda güzel olurdu. Her ne kadar çoğu körü körüne inançlarına sarılmış olsa da...

      Sevgiler...

      Sil
  64. tarih bilgim biraz zayıftır,tesadüf google de arama yaparken ismet inönünün ölüm tarihi gözüme çarptı..88 yaşında ölmüş.silah arkadaşı atatürk ise daha genç 57 yaşında..aralarında 3 yaş var tertip sayılacak kadar yakın yaşları..
    atatürk'ü öldürenlerin masonlar olduğunu belgelerle ortaya koyuyorsun katılıyorum ve saygı duyuyorum çalışmana,peki atatürk bu mason localarını kapatma kararı alıp sonrasında masonlarca zehirlenerek öldürülmesi ve ismet paşanın bu teşkilatı tekrar açmasını ve ömrünün sonuna dek yaşamasını nasıl yorumluyorsun?
    ismet paşa atatürk'ün öldürülmesinde hangi rolü oynuyor?
    neden ata öldükten sonra mason teşkilatını açıyor?

    bunlara da cevap vermelisin konu eksik kalır yoksa...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Son yazılarımda İsmet İnönü'ye dair eleştirel tavrımı bulabilirsin Ordaki.

      Atatürk öldükten 6 ay sonra, T.C.'yi bu günlere getirecek olan çözülme süreci İsmet İnönü nedeniyle başlamıştır.

      Sil
  65. helal olsun be...

    YanıtlaSil
  66. Cok mantikli bir yazi cidden helal olsun sürekli takip ediyorum saçma salak herhangi bir durum hic görmedim.

    YanıtlaSil
  67. 3. şahış, at gözlüklerini çıkar artık. Dünyaya tek gözle bakma diğer gözün de açık olsun.

    YanıtlaSil
  68. Çok güzel bir yazı olmuş gerçekten. Helal olsunn...

    YanıtlaSil

Paylaş istersen?

E-posta ile takip et