25 Ağustos 2011 Perşembe

Türk Hatice

Casio marka saatinin alarmı ile uyandı Osman'ın kardeşi Hatice. 

Fransız tipi balkonundan gelen güneş ışığına baktı, gerindikten sonra English Home nevresim takımından sıyrıldı.
Brillant perdesini aralayıp, Güneş ışığının içeri girmesini sağladı.

Twiggy terliklerini giydikten sonra WC'ye girdi.

Ellerini Protex sabunla yıkadı, Linens havlusuyla kuruladı.

Aşağı inip çocuklarını uyandırdı. Coco popsları ve Cappy meyve suları mutfakta onları bekliyordu.
Çocuklarına ''Made in China'' damgalı üniformalarını giydirdikten ve Spiderman logolu çantalarını verdikten sonra, okul servisine teslim etti.

Eşi, ondan önce uyanmış ve Ağaoğlu'nun yaptırdığı My Towerland'deki ofisine gitmişti.

Casio saatine baktı ve makyaj masasına oturdu.

L'Oréal Paris markalı rimelini ve rujunu sürdükten sonra, Flormar marka ojelerini  sürmeyi ihmal etmedi.

Network'ten aldığı gömleğini ve Little Big'ten aldığı siyah jeanini giydi ve koşarak banyoya gitti.
Saçlarına Braun ile şekil verdi.

Oral-B diş fırçasına sürdüğü, nohut tanesi kadar Colgate diş macunu ile dişlerini fırçaladı. 

Holü kullanarak, kapıya yöneldi.

Askıdan, L.C. Waikiki'den aldığı ucuz ama şık çantasını almayı unutmadı.

Renault marka arabasına atladı ve çalıştığı bankaya gitti.

Öğle tatilinde karnı çok acıkmıştı, hemen Burger King'ten bir Steakhouse menü söyledi.
Fruko'sunu yudumlarken, Iphone'undan Twitter'a girdi.

Sigara yakmak istedi. Şu laneti bir türlü bırakamamıştı. Marlboro'sunu Zippo ile yaktığında, iş saatinin geldiğini farketti.


Hemen söndürdü.

Sony marka laptopını açıp, Windows penceresinin gelmesini bekledi.
Ardından Excel'e girip, işlemlerini yaptı.

Ofisboy'undan bir Nescafe istedi. İçine biraz da Coffee Mate koymasını rica etti.

İş çıkışı, arkadaşlarına ''çav'' dedikten sonra, köşedeki Shopping Center'a uğradı.
Star gazetesi alıp, World Card ile ödemesini yaptı. Oxford tipi ayakkabıları ile otomobilinin yolunu tuttu.

Evine vardığında çok geç olmamıştı.

Ikea'dan aldığı koltuğa kıvrılmadan önce, Bosch çamaşır makinesine kirli kazakları attı. Persil deterjanını, Vernel yumuşatıcısını ve bir ölçek de Kosla Oxi Action'ını koydu. 

Odasına çıkıp, Avon makyaj temizleyicisi ile makyajını temizledi. 
Saten geceliğini giyip, aşağı indiğinde kocasıyla karşılaştı.

Onun Hugo Boss markalı parfümüne bitiyordu, zaten çok beğendiği için Tekin Acar Cosmetics'den Valentine's Day kampanyasında almıştı.

Sevgililer günü için almıştı yani.

Eşi, çok yorgun olduğunu söyleyip, Clearla saçlarını yıkayıp, Pallmolive ile duş aldıktan sonra, yatağa girdi.

Hatice, biraz daha TV izlemeye karar verdi.

Çocukları, Playstation'da Smack Down oynarken; o, kanalları gezdi ve Star'da, Show'da, CNN Türk'te, Fox'ta, Türkmax'ta izleyecek bir şeyler aradı.

Saat 23.00'da bir kanalda, Türk kültürü ve dili üzerine bir program başlamıştı ki, Hatice'nin uykusu geldi.

TV'yi kapatıp, odasına geçti.

Varlığını, Türk varlığına armağan etti, ''Ne mutlu Türk'üm diyene ya!'' dedi ve uyudu.

Sadece uyudu.

Bu gadget'ta bir hata oluştu

E-posta ile takip et